Gönderi

Megolomani ve Foma Fomiç
9/10
·290 syf.··
Beğendi
·
2021 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 14:04
Stepançikovo Köyü kronolojik Dostoyevski okumaları adına okuduğum altıncı kitap. Diğer kitaplarından farklı olarak bu kitapta bir hayli fazla karakter var fakat bu durum karakterleri tanımamızı engellemiyor, bu da Dostoyevski'nin yazım yeteneğini gösteriyor sanırım. Kitabın konusu kabaca şöyle: Kendisine miras kalan Stepançikovo Köyü'ne yerleşen bir albayın, bir gün kitabın anlatıcısını -Sergey Aleksandroviç'i- mektupla köye çağırması ve köyde yaşanan olaylar. Şimdi kitabı daha detaylı olarak inceleyebiliriz. Kitabın ana karakterlerinden olan albayın annesi General Krohatkin'le evlenir. General karısı olmak hoşuna gitmiştir, insanlar arasında bu rütbe(!) sayesinde saygı görür. Sonra bir gün benim için kitabın ana karakteri olan Foma Fomiç bu ailenin yanına çalışmaya girer. Bir süre sonra General ölür, Foma Fomiç ve General karısı -kitapta çokça böyle bahsediliyor- albayın yanına, Stepançikovo Köyü'ne yerleşirler. Artık Stepançikovo Köyü'ne ve orada yaşananlara değinebiliriz, buna da Foma Fomiç ile başlayalım. Foma Fomiç, kendisi tam bir megoloman. Tabi bunda kötü bir hayat geçirmesinin de payı var, hayatı boyunca sürekli ezilmiş, aşağılanmış çünkü. Kitabın 15. sayfasında da şöyle diyor: "Baskı altından kurtulan aşağılık bir insan, bu sefer kendisi başkasını ezmeye çalışır." Foma Fomiç'i en iyi özetleyen cümle bu olabilir. Foma köye gelir gelmez insanları etkisi altına almayı başarıyor ama bunu kendi meziyetleriyle değil de kendinde var olduğuna inandığı meziyetleriyle yapıyor. (İşte tam da bu yüzden megoloman dedim.) Zaten karşısındaki insanlar da buna çabucak kanmaya uygun, Albay ve annesi gibi. Foma'ya diktatör, çevresindekilere de halk diyebiliriz bir nevi. Kitap boyunca bu Foma-Albay ilişkisine sinir oluyorsunuz, Foma kendisine itaat edilmesini istiyor hatta bazen daha da ileri gidip o öyle istiyor diye perşembeye çarşamba dedirtiyor, kendisine "ekselans" denilmesini istiyor. Bu durum kitap sonuna kadar böyle gidiyor. Şimdi de biraz Albay'dan bahsedelim. Albay tamamen Foma Fomiç'in zıddı. Foma Fomiç kendini ne kadar üstün görüyorsa Albay da kendini o kadar alçak görüyor. Albay bilime, sanata önem verip pek üstüne düşmeyenlerden. Sürekli bilim iyidir, Puşkin şöyledir diyor fakat pek bir şey bildiği de yok. Yani kısaca saf ve kendini alçak gören bir adam. Genellikle uzun psikolojik betimlemeleriyle bildiğimiz Dostoyevski bu kitapta psikolojik betimlemelerden ziyade uzun diyaloglar kullanıyor. Bu yüzden de okuduğum diğer Dostoyevski kitaplarına nazaran daha akıcı bir kitaptı. Kitapta değinecek çok fazla karakter ve olay var. Nastenka, Tatyana İvanovna, Obnoskin ve annesi, Matmazel Perepelitsina, Saşenka ve İlyuşa, Yejevikin, Bay Bahçeyev, Mizinçikov, Korovkin, Vidopliyasov, Falaley, Gavrila ve aklıma gelmeyen daha birçok karakter. Takdir edersiniz ki bunların hepsine teker teker değinmem imkansız ama şunu söyleyebilirim ki bu kadar fazla karakter olsa bile hemen hepsi akılda kalıcı karakterler. Akılda kalıcı olmasının da Dostoyevski'nin yazım yeteneğiyle ilgili olduğunu düşündüğümü söylemiştim. Benim için kitabın tek sorunu sonunun baya baya aceleye getirilmiş olmasıydı. Özellikle 250 sayfa boyunca Albay'ın ah Korovkin vah Korovkin diye dilinden düşürmediği Korovkin'in neredeyse sadece son 20 sayfada yer bulabilmesi kötüydü. Sonuç olarak, akıcı ve mizahi yönü olan bir Dostoyevski kitabı okuyayım derseniz bu kitabı okuyabilirsiniz. İyi okumalar.
Edebiyat
Stepançikovo KöyüFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,901 okunma
·
1.442 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.