10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Bir baş ucu kitabı diyebilirim. Kendine,yaşadığı hayata aslında her şeye kızan, rahatsız bir adam yeraltı adamı.Kendinden başka kimsesi de yoktur. Kaygıları saçmadır. Her şeyi anlamak,fark etmek onu rahatsız etmektedir ve farkındalığının bir hastalık olduğunu söylemektedir. E hakkı da var. En mutsuzlar,rahatsızlar, çok düşünenler,çok şeyin farkında olanlar değil midir zaten... Alıntı yapmak istedim hangisini yapıyım bilemedim. Kitabın tamamı tek kelime ile etkileyici!.. İnsan bir elinde ayna tutuyor sanıyor okurken,herkes kendinden bir şeyler bulabilir.Ben kendim kadar etrafımda da bu ana karaktere benzeyen çok insan olduğunu fark ettim. ‘Yeraltı’ kitabın ilk bölümü ve bittiği vakit karakterin iç dünyasını bilinçaltın kavrıyor ama yine de defalarca okunabilir birinci bölüm.‘Sulu sepken’ kitabın ikinci bölümü ve artık durmadan değişen duygularla karakterin hayatından kesitleri okuyorsun. Konu ile hiç alakası yok ama bazı kelimeler çok güzel, ‘sulu sepken’ mesela...Çok severim ‘sulu sepken’ kelimesini. Kitap biterken yağan sulu sepken,lapa lapa yağan kara dönüyor,çelişki hastası karakter yapayalnız yine notlarını yazmaya devam ediyor ama Dostoyevski iyi ki duruyor.Çünkü bu karakterin etkisinden çıkmam zaman alacak gibi.
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
·
123 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.