Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 00:07
Herkesin okuyup güzel yorumlar paylaştığı o esrarengiz dünya klasiğini sonunda ben de okudum. Gelecekte olacakları öngörmeye çalışan güzel bir distopya eseriydi. Günümüz dünyasının sahteliklerini bir asır kadar öncesinden tahmin eden yazarımız, eserinde bir çok yerde adaletsizliği adil göstermeye çalışan bir düzenin dünyaya hakim olacağını anlatmaya çalışmıştır. Sanat, edebiyat ve bilimden uzak, ekmek parası için çalışan, inançsız, sevgisiz, menfaatleri için yaşayan, düşünmekten yoksun, aptal kölelerle dolu bir dünya hayal edebiliyor musunuz? Aslında çok da zorlanmayacaksınız, çünkü günümüz dünyasının bu betimlemeden çok az farkı olduğu gerçeğini kabul etmek zorundayız. Zihni özgür olmayan toplum hayvanlar gibi yaşar. Yönetilebilir, acı çektirilerek boyun eğebilir, korkutularak yola getirilebilir... Deccal sistemine atıflar yapan eserin teması çok güzel olmasının yanında hikayenin kendisini sürükleyici bulmadığımı söyleyebilirim. Bir yerde okuma heyecanımı kaybettikten sonra sırf içerdiği derin mesajlardan dolayı okumaya devam ettim. Ayrıca bazı yerlerde Orwell, günümüz dünyasını 1984'le kıyaslanan Cesur Yeni dünya'nın yazarı Huxley'e göre taban tabana zıt kurgulamış. Örneğin dünyaya hükmetmeye çalışan güçlerin orgazmı yok etmek istediklerinin mesajını vermiş. Bu konuda Huxley'in kırgusu daha yerinde olmuştur. Çünkü günümüz dünyasında Orwell'in anlatımaya çalıştığının tam aksi bir durum sözkonusudur. Bugün bütün medya ve reklam ajansları insanları cinselliğe teşvik edecek içeriklerle bilinçaltına hitap etmektedir. Bunun yanında da aileyi yok etme hareketleri olduğu söylenebilir. Onların hayal ettiği dünyada cinsellik olmalı, ama aile kavramı ortadan kalkmalıdır. Tek çatı altında toplanmış, bütün dünyaya hükmeden bir gücün emrinde olan, aynı dili konuşan aynı şeyleri düşünen, tam anlamıyla fabrikasyona dönüşmüş sıra sıra insanlarla dolu bir dünya hedefleyen  birilerinin olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Her şeyin ama her şeyin sahte olduğu, gücün tanrılaştığı bir dünya düşünün... Bu kitap tam da bundan bahsediyor.
Siyaset
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
·
122 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Görüşlerinize iki noktada itirazım var. Birincisi gekeceği öngörmedi aslında sadece dönemini eleştirirken bilim kurgu perdesiyke tabiri caizse sözüm meclisten dışarı imajı vererek paçasını kurtardı. Bizim Nef'i nin yapmadığı şeyi yaptı yani. Aslında şikayetler hiç değişmedi. İnsan hep aynı insan, kaygılar aynı kaygılar. İkincisi ise günümüzde abartılan cinsellik değil hedonizm ve şehvet. Cinsellik hayatımızın normal bir parçasıdır. Ama bugün pompalanan cinsellik değil sapıklık. Bu yönüyle de çok haksız sayılmaz. Aşk, sevgi ve insani olan duygulardan fazlasıyla koptuk. Evrimcilerin inandığının aksine hayvandan gekmesekte hayvana doğru tersine bir evrim yaşıyoruz diyebilirim.
Sümeyye Başyiğit
Gönderi Sahibi
Cinselliği hayatın bir parçası olması bir yere kadardır. Benim eleştirdiğimde zaten aşırıya kaçmış olmamız. Bakın etrafınıza, her yerde medya, diziler, reklamlar aracılığıyla sürekli cinselliğe teşvik edilmiyormuyuz? İçimizdeki doğal dürtüyü kötümsemiyorum. Benim kötümsesiğim şey, İnsanın doğasında olan cinsellik duygusunun sömürülüyor olması. Aşırı aşırı derecede teşvik olunması.Ve bu sayede toplumların farkında olmadan yönlendiriliyor olması. Bu konu ne demek iatediğimi anlamanız için uzun ve detaylı konuşulması gereken bir konudur. Kısa kesiyorum... Orwel orgazmı yok etmek için uğraşan bir sistemden bahsediyor ve ve bu doğru değil! Maalesef tam tersi doğru. Herkes sürekli karşı cins tarafından beğenilme uğruna mücadele veriyor. Neredeyse cinselliğe tapınacağız. İnsanlar gençliklerini bu uğurda heba etmiyor mu? En kıymetli vakitlerimizi aptalca acılar ile geçiriyoruz. Aşk ve sevgi duygularını kaybettik derken de siz kendi ağzınızla yine benim yaptığım incelemeyi doğrulamış oluyorsunuz zaten; 1984 kitabının yazıldığı dönemde insanlık bu kadar materyalist değildi. Bu kadar menfaat düşkünü değildi. Sadece tohumları yeni yeni serpilen maddeciliğin zamanla nerelere varacağını, -bizi kendi menfaatlerinin peşinden koşturan sevgi, aşk, saygı, merhamet gibi manevi değerlerden uzaklaştıran maddeciliğin- hangi boyutlara ulaşabileceğini kurgulayan bir yazardır Orwel. O dönemde tohum atıldı ve o yeşerecek olan ağacı görüp kurguladı desek yerinde olur.