Sanatın yazılı ilk halkası
Sistemli ve sıralı mitoloji okuması yapma kararı aldıktan sonra birinci sıradaki eser olan Gılgamış Destanı; Gılgamış adındaki Tufan sonrası Sümer krallarından, üçte ikisi insan üçte biri tanrı olan baş karakterin başından geçenleri anlatıyor. Fazlasıyla tanrısı olan Sümer mitolojisine yönelik baştaki bilgilendirme kısmından yardım alınarak okuması yapılabilen eser; akıcı bir dili ve başarılı bir destan anlatımını barındırıyor. Bu özelliklerinde global olarak eserin oluşturulması için verilen emekler ve Sait Maden’in üstün çevirisinin de etkisi yadsınamaz.
Yer yer eksikleri olan, manzum şekilde yazılan eser, Sümer başta olmak üzere, mezopatamya kültürüne dair de çıkarım yapılabilecek detaylar içeriyor. Birden fazla sulama tanrısının olması tarımla uğraşıldığını ve ana geçim kaynağının tarım olduğunu, her şehrin bir tanrısının olması şehir devletler halinde yönetildiğine dair çıkarım yapmayı olanaklı kılıyor. Semavi dinlerde bulunan bazı detayların da sümerlere dayandığını kanıtlayıcı nitelikte bir eser Gılgamış. Örneğin Nuh Tufanı Söylencesi birebir olarak yer alıyor.
Gerek Gılgamış’ın başından geçenlerin sürükleyiciliği ve metafizik mitlerin ilgi çekiciliği, gerekse de dünya tarihinde özellikle de edebiyat tarihindeki yerinden dolayı okunması gereken bir eser olduğunu düşündüğüm Gılgamış’ın İş Bankası Yayınları’ndan çıkmış basımına ulaşabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum.