·132 syf.····Okunma: 11 Temmuz 2021 00:00 Elizabeth, Naz, Billir; kısaca Elbina Kızları. Üçü de Oxford Bilimyurdu'nda Arkeloji Bölümü okuyor. Okulun yemyeşil açık alanında üçü bir araya gelmiş, daha ilk yıllarında okuldan sonraki yaşamları ile ilgili düş kurmaya başlamışlardı. Büyük umutları vardı; kimisi bir eli yağda-balda, kimisi burslu, kimisi de ailesinin desteğiyle gelmişti okumaya. Daha okul bitmeden düşlerinde bir mağara bulmuşlar, onun gizemini çözerek eğleniyorlardı. Sonraki günler onların için pek de düşledikleri gibi olmayacaktı.
.
Yıllar sonra mezunlar toplantısı için yeniden bir araya gelmişlerdi. Hiçbiri arkeolog olamamıştı. Ama okulda yaşadıkları kimi ilişkiler kalıcı izler bırakmış, kimini yetiştiği ailenin kurbanı etmiş, kimi de yalan yanlış ilişkiler sonra yolunu bulmuştu. Hepsi sıradandı. Yeniden bir araya geldiklerinde artık bambaşka sorunları vardı.
.
Bir araya gelen kızlar, ister istemez üstünlük yarışına da girmişti içten içe. Yine de birbirlerini özlemiş, özlem gidermişlerdi. Ancak hepsini yepyeni bir şaşırtı bekliyordu mezunlar gecesinde. Görecekleri, duyacakları hiç de bekledikleri gibi bir gece geçirmelerini sağlamayacaktı.
.
Yazarlığa bu kısa betikle giriş yapan yeni yazarımız, oldukça süssüz bir dil kullanmış, gündelik bir dil ile sıradan üç kızın sıradan yaşamlarını kaleme almış. Bu açıdan ilgi çekici pek bir yanı olmadı benim için. Birkaç alıntı tümce dışında edindiğim ana düşünce şu oldu: Herkesin okurken ileriye dönük düşleri vardır ancak yaşam bambaşka yollara sokar, yürümek istemediğiniz yollarda yürümek durumunda bırakabilir sizi. Üçünün de yaşamında birbirlerinin özenebileceği noktaların olması belki bir diğer vurgulanmak istenen yer olabilir. Kurgunun bana göre eksik olan yanları; gizem olmaması, sürükleyici bir olayın yaşanmaması, içsel betimlemelerin fazla bilindik olması. Umarım sonraki kurgularında bu noktaları da göz önünde bulundurur.
.
Betikle esen kalın.