Gönderi

Bütün Alıntılar
MEMELİLERDE ALTERNATİF SOLUNUM Dr. Takanori Takebe liderliğindeki bir ekip, çarpıcı bir keşif yapa- rak domuzların ve kemirgenlerin popolarından da solunum yapa- bileceklerini ortaya çıkardı. Bazı sucul canlıların düşük oksijen seviyelerine uyum sağlamak amacıyla solungaç ve akciğer dışında bağırsaklar yardımıyla da solunum yapabildiği bilinse de bu durumun memelilerde de mümkün olup olmadığı tartışma konusuy- du. Med dergisinde yayımlanan bu yeni makalede, direkt olarak oksijen gazının veya oksijen gazı içeren bir sıvının rektum yoluyla verilmesinin ardından, solunum yetmezliği yaşamakta olan domuz ve kemirgenlerin daha uzun süre hayatta tutulabildiği belirtildi. İşlemin bağırsak mukozasına zarar vermeden gerçekleştirilebilmesi için geliştirmelerin de yapıldığı ve tedavinin şu an için zor gözükse de yakın bir zamanda özellikle COVID-19’a bağlı solunum yet- mezliği yaşayan insanlar üzerinde de uygulanabileceği ifade ediliyor. 10 ERKEN KALKMANIN DEPRESYONA ETKİSİ 840 bin kişi üzerinde yapılan genetik temelli yeni bir araştırma, bir saat daha erken kalkmanın majör depresyon riskini yüzde 23 oranında azalttığını ortaya koydu. Uykuya yatma ve uykudan uyanma zamanlarının depresyonla ilişkili olabileceğinin bir süredir göz önünde bulundurulduğunu belirten uzmanlar, bu yeni araştırmada 300’den fazla genetik varyant üzerinde gözlemler yapmış ve erken uyanmanın depresyon riskini azaltmada etkili olduğunu görmüştü. Örneğin gece 1’de yatıp 9’da uyanmak yerine, gece 12’de yatıp 8’de uyanmak, depresyon riskini düşük tutması açısından daha faydalı. JAMA Psychiatry dergisinde MIT ve Harvard Üniversitesinden araştırmacılar tarafından yayımlanan makale, uykuya yatıp kalkma zamanlarının mental sağlık üzerindeki etkilerini bilimsel çalışma olarak öne koyan ilk araştırmalardan biri olmasıyla öne çıkıyor. 11 DERİN BEYNİ KONTROL ETMEK Brain Stimulation dergisinde yayımlanan bir makalede bilim insanları, herhangi bir cerrahi cihaz implantasyonu olmadan beyindeki belirli nöron türlerini açıp kapatabi- len bir teknik geliştirdiklerini duyurdu. Ekip, bu yeni teknik sayesinde motor hareketleri- ni ultrason yardımıyla yüksek bir hassaslıkla kontrol etmeyi başardığını belirtiyor. Daha önce Parkinson ve epilepsi gibi hastalıklarda derin beyin stimülasyonu gerçekleştiri- lebilse de, bu tedavi yöntemi bir cihaz implantasyonu gerektiriyordu. Bu yeni teknik ise vücuda aktarılan iyon kanallarını vücut ısısından birkaç derece daha yüksek bir sıcaklık dalgasıyla aktive ederek nöronları kontrol ede- bildiği için, herhangi bir cihaz implantasyonu gerektirme- mesiyle öne çıkıyor. Araş- tırmacılar, henüz yalnızca fareler üzerinde denenmiş yeni tekniğin, hemen olmasa da orta vadede insanlarda kullanımına başlanabileceği- ni düşünüyor. 11 BAKTERİLER VE BEBEKLERDE KORKUYA TEPKİ Bazı bebeklerin korkuya diğer bebeklere kıyasla daha fazla tepki verdiği biliniyor. Rebecca Knick- meyer liderliğindeki bir grup bilim insanına göre bu durumun nedeni, bebeklerin bağırsak mik- robiyomunda yer alan ve amigdalanın gelişiminde de rol oynadığı düşünü- len bakteriler. Korkuya tepkilerin çocuk gelişimin- de temel konulardan biri olduğunu söyleyen uz- manlar, bebeklerin böylece tehlikelere karşı hayatta kalma şanslarını artırdık- larını belirtiyor. Fakat kor- kuya karşı çok duyarlı olan bebeklerin yaşamlarının ilerlereyen dönemlerinde anksiyete, korkuya karşı çok tepkisiz olan bebekle- rin ise antisosyal davra- nışlar sergileme ihtimalleri bulunuyor. Erken yaşlarda bağırsak mikrobiyomuna yapılacak müdahalelerle bu tepkilerin dengelenme- si, bebeklerin ileriki yaşla- rında zihinsel açıdan daha sağlıklı bireyler olabilmele- rinin önü açılabilir. Bu yeni araştırma, bağırsaklarda yer alan bakterilerin ve diğer mikroorganizmala- rın, mental sağlıkla ilişkili olduğuna dair araştırma- lara yeni bir boyut katıyor. 11 24 BİN YIL SONRA HAYATA DÖNDÜRÜLEN CANLI Current Biology dergisinde yayımlanan bir araştırmada, çok hücreli bir canlı olan bdelloid rotiferin 24 bin yıl donmuş vazi- yette kaldıktan sonra hayata döndürül- düğü açıklandı. Radyoaktif direnci çok yüksek olan, yüksek asiditeye dayana- bilen, düşük oksijen ve düşük su bulunan ortamlarda bile hayatta kalabilen bu tür üzerinde daha önce yapılan deneyler, on yıl kadar donmuş vaziyette hayata tutunabildiğini gösteriyordu. Fakat bu yeni araştırmada, Sibirya’dan elde edilen örnekteki canlının 24 bin yıldır donmuş olarak hayatta kaldığı gözlemlenmiş. Kriptobiyoz yöntemiyle hayata döndürü- len canlı, daha sonra üremeye de devam etmiş. Araştırmacılar, sonuçları daha iyi anlamlandırabilmek için aynı bölgedeki farklı bdelloid rotifer örneklerini araştır- maya devam ediyor. 14 Araştırmalara göre, ağaç yaprakları üzerindeki küçük tüyler havadaki kirliliği yakalıyor. Şehirlerdeki yaprak dökmeyen bitkiler, yıl boyunca havayı temizlemeye katkıda bulunuyor. 88
·
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.