Peyami Safa'nın dönemin özelliklerine ayna tutması, karakter tahlilleri ve üslubuyla en iyi eserlerinden sayılan Fatih-Harbiyesi ile geldim. Kitap bir solukta okunabilecek kadar akıcı ve sizi yormayacak incelikte. İnceliğine aldırmayın sakın içinde o kadar güzel tahliller var ki. Lozan anlaşmasından sonra batılılaşma hareketlerinin kültüre yansıması sebebiyle toplumun ruhi bunalımını, kuşak farkı nedeniyle babanın evladını fikri olarak etkileyememesinin verdiği üzüntüyü içinizde hissediyorsunuz.
Kitapta kişiler üzerinden toplumun içinde bulunduğu çıkmaza değinilmiş, semtler ve kişiler doğu ve batı temsilcileri olarak ustaca kaleme alınmış. Sarı saçlı kadınlara karşı baş örtülü kadınlar, Fatihteki köşke karşı Perapalas... Tüm bunların ortasında kalan ve kendini seçim yapmak zorunda hisseden Neriman.. Batı'yı teknik ve bilim bakımından örnek almamızı fakat mevcut kültürümüze de sahip çıkmamızı istiyor yazar. Yönümüzü batıya çevirdikten sonra kendi kültürümüze de sırtımızı dönmememiz gerektiğini söylüyor kısaca.( Burada Ziya Gökalp' in kültürün milli kalması yönündeki fikirlerini de belirtmiş.) Batı'yı örnek almak Kıyafetler, kullanılan mekanlar ile batıyı taklit etmek özentilikten öteye gidemiyor maalesef,gelişemediğimiz gibi kendi kültürümüze de yabancılaşıyoruz.
Koşullar değişti teknoloji önü alınamaz bir şekilde ilerliyor dönüp soruyor muyuz kendimize, taklit edip özeniyor muyuz yoksa araştırmalar yapıyor muyuz? Gerçekten mükemmel çalışmalar yapan bilim insanlarımızı takdir ediyorum ama sizce de azınlıkta değil miyiz bu konuda? Geçmiş bilgi birikiminin üzerine katıp çığ olup büyümek varken bireysel başarılarla yetiniyoruz.
Faiz Bey'in kitapta geçen altını çizdiğim bir cümlesi var ' Bir İngiliz kızına Sadi'yi sorsan bilir. Sen Şarklı olduğun halde bilmezsin, kabahat sende mi yoksa Sadi' de mi? ' Şimdi Ben soruyorum sizlere, seneler geçmesine rağmen aynı sorunlarla boğuşuyorsak, bilimde ilerleyemiyorsak,özgün olup gelişemiyorsak kabahat bizde mi? Yoksa bilimde mi?
Tavsiyedir. Okuyun! Mevlanayı da bilin! Bill Gates' i