Puan vermedi·1128 syf.····Okunma: 15 Temmuz 2021 14:05 Hayatımın şu anki evresine kadar okumuş olduğum en kalın kitapla geldim. Elime almaya korktum ama okuyup David'in hayatına tanıklık ettiğim için mutluyum.
Aslında kitabın tamamını çok üzücü olarak okuyacağımı sanmıştım. Başlangıçta öyleydi. David'in çocuk yaşta üvey babasından gördüğü zorbalık daha sonra gönderildiği okulda gördüğü zorbalık ve en sonunda zorla iş hayatına bırakılıp kendi kendine verdiği mücadele o kadar üzücüydü ki. Ama daha iyi bir hayat için verdiği mücadeleyi asla unutmayacağım.
Bütün bu zorluklardan sonra David hayatının en mutlu günlerini yaşamaya başlıyor. İş hayatında istediği başarıları elde ediyor, hatta Dora ile olan aşk hayatı da mükemmel gidiyor. Dora ve David bütün zorlukların üstesinden beraber gelmeye çalışıyorlar.
Romanımızda çok sinir bozucu bir karakter var, o da: Uriah Heep. Kendisinin sürekli mütevazı olduğunun altını çizen biri. Tabi gerçek hayatta da tanık olduğumuz gibi kendisini mükemmeliş gibi öven insanların gerçek yüzleri veya art niyetleri elbet gün yüzüne çıkıyor. Uriah da tam olarak öyle bir karakter. En sonunda mütevazıyım adı altında yaptığı bütün dolandırıcılıklar gün yüzüne çıkıyor.
Yaklaşık 1100 sayfalık bir kitap, tabi normal olarak da karakter sayımız fazla. Bu durum bazen kim kimdi ikileminde bırakabiliyor. O yüzden okurken not almıştım
Son 200 sayfasında kitabın duygusallığı en üstte diyebilirim çünkü bazı kişileri kaybediyoruz
Charles Dickens'ın kendine has yazma özelliklerinden biri bu olabilir. Kitabın başında üzücü duygu yüklenmesi, ortalarında mutlu yaşama tanık olma ve sonlarına doğru tekrardan üzücü duygu patlaması yaşayabiliyoruz.
Bir de bu kitapta da doğanın iyileştirici gücünü görüyoruz. David, bazı kayıplar yaşadığında tedaviyi ve mutluluğu doğada bulduğunu söylüyor.
İyi ki okudum dediğim kitaplardan❣