Doğru Bilgi ve Kökeni, İşlevi Üzerine...
[Birinci aforizma] [Doğru bilgi insanın bütün amaçlarının gerçekleşmesinin vazgeçilmez koşuludur. Bu nedenle kökeninin açıklanması gerekir.] [Dharmottara yorumu] Doğru bilgi, karşıtı olmayan bir bilgidir. Bununla birlikte hayatta bir insanın [gerçeklikle] uyum sağlaması için nesneyi gösterdikten sonra değerlendirmesi gerektiğinden söz edilir. Aynı şekilde bilgi, daha önce gösterdiği nesneyi değerlendirdiğinde [gerçeklikle] uyum sağlar. Çünkü nesneyi değerlendirmek, onunla ilgili bir eylem yaratmaktan başka bir şey değildir. Aslında hiçbir bilgi nesneyi tanıtma olgusu aracılığıyla değerlendirmez, insanın eylemini yaratarak değerlendirir. İnsan eylemini yaratma olgusu da sadece ve sadece eylemin nesnesini gösterme olgusunda yatar. Hiçbir bilişsel bilinç güç aracılığıyla insan eylemini yaratamaz. Dolayısıyla geçerli bilgi bir nesnenin anlaşılmasından başka bir şey değildir. Nesne anlaşıldıktan sonra insan etkin olur ve onu kendine mal eder. Böylece geçerli bilgi eylemi nesne anlaşıldıktan sonra amacına ulaşır. Dolayısıyla geçerli bilgi henüz anlaşılmamış bir nesneyle ilgilidir.[1] [1] Burada gerçek pragmatiktir. Tin ve gerçeklik uyumu, tine gerçek bir nesneyi elde etmesi için verilmiş bir olanaktan başka bir şey değildir. Bu olanak da insan eyleminin amaçsallıklarından biriyle çaKIşır. (Sf.94-95)
Sayfa 94 - Say Yayınları, 1.Baskı; 2014, Fransızca’dan Çeviren: İsmail Yerguz
Tefekkür
·
123 Gösterim
11 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Katılıyorum: Doğru bilgi insanın bütün amaçlarının gerçekleşmesinin vazgeçilmez koşuludur. Ama ama ama “doğru bilgi” onu hissediş ve yaşayışımızdan asla ayrı değildir. Yani bilginin nesneyi değerlendirmesi meselesi... Mesela şu sözü ele alayım: “Gördüğü bir şeye yapışıp kalmakta inat eder; ama buna sadakat der” Nietzsche Ağladığında Şimdi sadakat/sadıklık doğru bir bilgi olarak karşımızda duruyor ama bunu hissediş ve yaşayış kalitesi sadakatin/sadakatimizin de kalitesini ya da doğruluk derecesini belirliyor. Bu durumda doğru bilgiyi hissediş ve yaşayışımız ne kadar saf, subtil ise bizim de sadakat ideasına o kadar yakın olduğumuz söylenebilir. Aksi takdirde zahirde doğru bilgiyi yaşıyor gözüksek de özde doğru bilgiden uzağız. Yani doğruluğun zıddına giden kapılarımız açıktır... Oraya savrulmamız olası... Bunu da bağlamdan kopuk nefsî hareket etmeye bağlıyorum. Daha başkaca sebeplere de dayandırılabilir bu. 🤔 Diye düşündüm! (devam edecek) .
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
“Hiçbir bilişsel bilinç güç aracılığı ile insan eylemini yaratamaz.” 🤔 🤔 Doğru olsa gerek çünkü bu “nokta konum” ile ilgilidir; bu deneyim insana aittir. Her ne kadar gereklilikler insan üstü olsa ve eylemin sonuçları insanın dışına taşsa da yine de insanın bulunduğu noktada insan tarafından seçilmelidir eylem! Aksi takdirde sonuçlar yapay olacaktır. Ama gönüllülükle başlayan ve başarıya ulaşan bir eylem, eylemin sonuçlarına ihtiyaç duyan başka her türden varlık için de kullanılabilir bir nitelikte olacaktır. Kim kabul eder ki bile bile; içinde, başladığı noktanın çığlığını ve acısını taşıyan bir eylemin sonucunu... Aaa evet, güç aracılığı ile eylem yaratılır ama bu eylem, üzerinde güç kullanılan varlığa/insana aittir denemez dolayısı ile güç aracılığı ile insan eylemi yaratılamaz. Bunu insanın kendisi seçer ve sağlıklı bir akış için olması gereken de budur... 🤔 Diye düşündüm. .
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Acaba “doğru/geçerli” bilgide her zaman “ahlakilik-erdemli olma” şartı var mıdır? 🤔 🤔 🤔 (devam edecek)
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
“Doğru bilgi karşıtı olmayan bir bilgidir” deniyor. Ben şöyle demek İstiyorum: “Doğru bilgi; karşıtına dönüşmeyen, içinde karşıtını barındırmayan bir bilgidir.” Zira karşıtı olmayan bir bilgi/duygu yoktur diye düşünüyorum. Sözün sahibi de bunu biliyordur. Ancak mesela doğruluk yalana, sadakat ihanete, sevgi; korku ve nefrete, çalışkanlık atalete, adalet zulme dönüşebilir pekala... Ama biz doğru bilgiyi, zıddına dönüşmeyecek bir şekilde hissedip yaşayabiliriz. Bizim doğruyu hissedip yaşayışımızda zıddına giden kapılar kapalıdır ya da ortada bir kapı olmayabilir... Yani bencillikten uzak bir şekilde saf bir hissediş ve yaşayış içerisinde olabiliriz doğru bilgiyi. Dolayısıyla savrulacağımız (görünür) bir zıt kutup yoktur ortada. 🤔 Diye düşündüm. (Devam edecek) .
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Okuduğum kitapların birinden Gandi’ye ait olduğunu zannettiğim şöyle bir söz hatırlıyorum: “Doğruluk bir bütündür; hayatın bir tarafında yanlış bir şeyler yaparken, diğer tarafında doğru bir şey yapmak imkansızdır.” 🤔 Düşünce, söz ve eylemlerimiz arasındaki tutarlılığın önemli olduğunu ve bu tutarlılığın yeni doğru bilgilerin önümüzde belirmesinde ve elimizdeki yeni doğru bilgileri yaşama geçirmemizde büyük bir kolaylaştırıcı nitelik olduğunu biliyorum... Başta verdiğim sözde “imkansızdır” denmiş ama ben cümleyi şöyle kurmayı tercih ediyorum: “Hayatın bir tarafında yanlış bir şeyler yaparken diğer tarafında KOLAYCA doğru bir şey yapmak zordur/çok zordur” Çünkü yanlışlarımız bize en yakın ve çok zor karşı koyabileceğimiz düşmanlarımızdır. Hem yeni geçerli bilgilerin bizi bulmasında hem de bunları gerçeklikle uyumlu hale gelmek için nesne ve durumlara yönlendirmemizde zorlaştırıcı bir engeldirler. Bu yüzden kendimizi sürekli bir gözlem ve sürekli bir arınma çok önemli hatta bazı seviyelerde şarttır. (devam edecek)
Reklam
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
“Geçerli bilgi nesnenin anlaşılmasından başka bir şey değildir. Nesne anlaşıldıktan sonra insan etkin olur ve onu kendine mal eder.” 🤔 Eğer böyleyse, ki öyle görünüyor, nesnenin anlaşılması ve insanın bu sayede etkin olup nesneyi kendine mal etmesi bitmeyecek bir süreçtir... Yani doğru bilgiden ve onunla hareket etmekten, nesneyi kendine mal ettikten sonra da, vazgeçilemez... “Böylece geçerli bilgi eylemi nesne anlaşıldıktan sonra amacına ulaşır.” deniyor ama bu ulaşma nihai bir ulaşma olamaz; ulaşmada bir duraktır sadece. Yoksa “mutlak anlamda” bir mal ediş için mutlak anlamda da bir “nesneyi anlama” eylemi gerekir; farklı düzeyde de olsa... Bu da doğru bilginin doğruluğunun başla bir kanıtı olur çünkü doğru bilgi sürdürülebilir, tekrarlanabilir olmalıdır. Öyle olmalıdır. 🤔 Diye düşündüm. (devam edecek)
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Geçerli/doğru bilgi; biz onunla ilgili bir nesneye, duruma vs yönelik eylem yarattıktan sonra amacına ulaşıyor. 🤔 O halde doğru bilgi (en azından onu arayan ve elde eden için) kişinin yaşamındaki bir ihtiyaçla, gereklilikle ilgili... Bir bilginin doğruluğu da hayatımızdaki bu ihtiyaç durumunu gidermesiyle geçerlilik kazanmış, kanıtlanmış oluyor... Bu başarı da bilgiyi uygularken yerine getirilmesi gereken içsel süreçlere de bağlı tabii... Doğru bilgi,’doğru içsel ve dışsal kriterleri yerine getirmekle tam doğru olabilir... 🤔 Diye düşündüm! (devam edecek)