·512 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Temmuz 2021 16:09 Bir oturuşta 200 sayfa okuduğum ve hızlıca bitirdiğim bu tatlı kitabın yorumuyla geldim bugün.
Zeynep Güneş üniversite için yaşadığı şehirden ayrılıp İstanbul’a kuzeninin yanına yerleşiyor. Yeni bir şehir, yeni bir macera. Tabi başını belaya sokmadan duramayan Zeynep için bu nasıl bir macera olacak bakalım?
Kitap çook tatlıydı. Böyle üniversite dönemlerini konu alan kitapları okumayı her zaman sevmişimdir. Tam da bu tarz bir kurgu canım çekmişken kitabın karşıma çıkması da harika oldu.
Yan karakterlerin bol olduğu kitapları da oldum olası sevmişimdir ve bu kitapta yan karakterlere doyuyorsunuz. Hepsinin ayrı bir macerası var ve okurken sizi sürüklüyor.
Çiftlerin hepsi birbirinden güzeldi. Zeynep-Rüzgar, Ela-Güney, Ali-Gülce... hepsi çok güzeldi. Özellikle Ela ve Güney’in nasıl başladıklarını daha detaylı okumayı çok isterdim. Ama bütün çiftler içinde beni en çok çeken Rüya ve Ege oldu. Hikayelerinin devamını ikinci kitapta okumak için sabırsızlanıyorum.
Kitapta en çok sevdiğim şeylerden biri de ana karakterle uğraşan kızın ana erkek karaktere aşık olmamasıydı. Bu klişenin dışına çıkılmış olması çok hoşuma gitti.
Rüya her ne kadar kötü kızımız olsa da devamında en sevdiğim karakter oldu diyebilirim. Hikayesini okurken de kalbim tam anlamıyla paramparça oldu ve karakteri daha çok sevmemi sağladı.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen kurgu açısından da, kalemi açısından da çok güzel bir eser ortaya çıkmış.
Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim kitabın sonundaki playlist çok güzeldi. Tam benim sevdiğim şarkılardan oluşuyordu.
Kitap öyle bir bitti ki acilen ikinci kitaba ihtiyacım var. Neler olacağını, olayların nerelere bağlanacağını çok merak ediyorum.
Gençlik yaz dizileri tadında çok tatlı bir kurguydu. Bu tarz bir kitap arıyorsanız Başımın Belası tam size göre.