·92 syf.····Okunma: 18 Temmuz 2021 23:48 Puanım 2/5 (%35/100)
Genel olarak eh işte diyeceğim bir kitap. Alırken hakkında hiçbir şey bilmiyordum ve itiraf ediyorum ki sadece kargoyu bedavaya getirmek için aldığım bir kitaptı. Yine de Hasan Ali Yücel serisinden olduğu için çabucak okur ve severim diye düşündüm. Pek sevdiğim söylenemez ama nefret de etmedim. Beğenmememin en büyük nedeni kitabın ağır bir aşk hikayesi üzerine kurulu olması. Aralara serpiştirilmiş aşk güzeldir de bütün kitap bunun üzerine kurulu olunca dayanamıyorum. İyi ki kitap 60 70 sayfa yoksa büyük ihtimal bitirmezdim.
Kitap Çingene Carmen ve Don Jose adında bir hırsızın aşkını anlatıyor diyebilirim. Dört bölümden oluşuyor ve bunlardan üçü hikayeyi anlatırken sonuncusu Çingene kültüründen bahsediyor. Kitap ilk çıktığında Çingene ve (ek olarak) İspanyol kültürünü eziyor (başka sebepler de var tabi ki) diye eleştirilmiş. Günümüzde ise seksist olduğu için eleştirildiğini gördüm. Kitap Yunan Şair Palladas'ın bir alıntısı ile başlıyor. Alıntı şöyle: "Her kadın safra gibidir fakat iyi olduğu iki an vardır, biri yatakta, diğeri ölümde." Bu alıntıya bakınca gerçekten seksist durduğu açık. Fakat biraz araştırma sonucu bunun çeviri yüzünden olduğunu düşünüyorum. Buna benzer bir sözü Palladas'dan önce Efesli Hipponaks bir kadının hayatında evlendiği ve öldüğü günlerin en güzel günleri olduğunu söylemiş (yaklaşık bu şekilde çevrilebilir). Palladas bunu kendine göre yorumlayıp değiştirmiş. Üzerine bir daha çevrilince ortaya bu çıkmış. Kitabın bazı yerleri bazı kişiler için rahatsız edici ve seksist olabilir ama sadece bir alıntıdan yola çıkıp kitabı tamamen kenara atmak veya yazarı kötülemek de olmaz diye düşünüyorum. Bu yüzden bulabilirsem hem Hipponaks hem de Palladas okumak istiyorum. Ayrıca şunu da unutmamak lazım bu kişiler MÖ bilmem kaç yılında aşırı ataerkil toplumlarda doğmuş ve büyümüş kişiler. Yine de Merimee'nin bu yönden tepki çekmesi anlaşılabilir.