Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·92 syf.··
2025 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2025 15:05
Bana hala kızgın mısınız? Her şeye rağmen sizi seviyor olmalıyım. Diyor kitabında Prosper MériméeProsper Mérimée CarmenCarmen Özgürlük arayışı ve tutkunun yıkıcı etkisi üzerine bir trajedidir. Carmen, özgür ruhlu, baştan çıkarıcı bir kadın olarak, Fransız subayı Don José’yi kendine aşık eder. Ancak Carmen, aşkı kısa sürede kaybolur ve sürekli bağımsızlığını arar, Don José ise ona duyduğu saplantılı aşkla, ahlaki ve toplumsal değerlerini sorgulamaya başlar. Bu ilişki, Don José'nin kıskançlık ve umutsuzluğuyla sona erer. Roman, aşkın yıkıcı gücünü, sahiplenme isteğini ve bireysel özgürlüğü sorgular. Carmen'in karakteri, toplumsal normlara karşı bir başkaldırıyı simgelerken, Don José’nin dramı ise aşkın tutkulu ve tehlikeli yönünü gösterir. Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Değerli çevirisi için Berna Günen’e teşekkürler.
Edebiyat
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
Aşkın Yıkıcı Etkisine Maruz Kalmak ve Özgür Kadın Teması Üzerine: Carmen
8/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2022 67. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 19:53
"Bana bir şey yasak edildi mi, o şeyi derhal yaparım." - Carmen (sayfa 59) 1. Prosper Merimee Kimdir? Fransız yazar, arkeolog, tarihçi, çevirmen Prosper MériméeProsper Mérimée, 1803’te Napolyon dönemi Paris’inde doğdu. Ressam anne baba ve entelektüel yakın çevresi sayesinde okumaya meraklıydı. Dil öğrenmeye yatkın olması sebebiyle küçük yaşlardan itibaren İspanyolca, İngilizce, Yunanca ve Latincenin yanı sıra, Nikolay GogolNikolay Gogol ve Aleksandr PuşkinAleksandr Puşkin gibi yazarların eserlerini çevirebilmek için Rusça da öğrendi. Hukuk eğitimi de gören Merimee, arkeoloji ve tarih alanlarında ülkesi Fransa’da birçok çalışma yaptı. İspanya’ya dair özel bir ilgisi vardı ve oraya dair gezilerinden birinde gelecekte Montijo Kontu olacak bir aristokratla tanışarak sıkı bir dostluk kurdu. Bu durum, Merimee’yi ilerleyen yaşlarında Fransa’da senatörlüğe getirdi. Merimee, 67 yaşında Fransa’nın Cannes şehrinde aktif olarak çevirmenlik hayatına devam ettiği esnada öldü. 2. Eserleri Hakkında Kısaca: Oyunlar, romanlar, deneme ve makale yazılarının yanı sıra, uzun öyküler de kaleme alan Merimee’nin birçok kez sinemaya da uyarlanan en meşhur novellası CarmenCarmen’dir. Tarihi konularda Walter ScottWalter Scott’tan, drama konusunda ise Aleksandr PuşkinAleksandr Puşkin’den etkilendiği bilinen Prosper Merimee’nin özgün ve yaratıcı bir dil yakaladığını söylemek mümkündür. Mistisizme dayalı eserler de kaleme almış olan yazarın kendi uzmanlık alanlarını eserlerinde kullandığını görürüz. Nitekim Carmen’de de buna yönelik bir kurgu çıkar karşımıza. Dünya tarihinin en ilginç halklarından biri olan “çingeneler”e değinilen öykü aynı zamanda garip bir aşk öyküsü de anlatır bize. Carmen'in Türkçedeki ilk çevirisi Avni İnselAvni İnsel tarafından yapılmış ve 1936'da basılmıştır. O günden bugüne dek onlarca yayınevinden basılan kitap, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın Hasal Âli Yücel Klasikler Dizisi'nde de
Edebiyat
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
9/10
·92 syf.··
2025 29. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 08:27
Hikâyenin Kalbi: Tutku, Özgürlük ve Yıkım Carmen, bir çingene kadını olan Carmen ile ona delicesine âşık olan Don José’nin hikayesini anlatır. Ama bu, klasik bir aşk hikayesi değil. Tam tersine, tutkunun insanı nasıl esir alabileceğini, özgür ruhlu bir kadına âşık olmanın ne kadar “yakıcı” bir deneyim olduğunu gösterir. Don José aslında iyi, düzgün bir asker. Ama Carmen’in çekiciliğiyle baş edemiyor. Onun uğruna hem görevini hem de ahlaki sınırlarını kaybediyor. Carmen ise özgür ruhlu, bağımsız ve kimseye boyun eğmek istemeyen bir kadın. José ona sahip olmaya çalıştıkça, Carmen ondan uzaklaşıyor. Carmen Karakteri: Döneminin Ötesinde Bir Kadın Carmen gerçekten ilginç bir karakter. Kadınların itaatkâr ve sessiz olması beklendiği bir dönemde, o son derece özgür, başına buyruk ve arzularının peşinden gidiyor. Bu yüzden bazı eleştirmenler onu bir “femme fatale” yani erkeği felakete sürükleyen kadın olarak görür. Ama aslında Carmen’in yaptığı tek şey, kendi hayatına sahip çıkmak. “Sevgi dayatma değildir” diyebilen bir kadın Carmen. Bu yanıyla hem cesur hem de trajik. Don José’nin Dönüşümü: Sevgi mi, Takıntı mı? Don José başta masum bir adam gibi görünse de zamanla Carmen’e olan aşkı bir tür saplantıya dönüşüyor. Kıskançlık, öfke ve güç arzusu arasında boğuluyor. Bu da Mérimée’nin, tutkunun nasıl bir insana zarar verebileceğini göstermek istediği kısımlardan biri. Yani burada aslında “sevgi” adı altında işlenen bir şiddetin hikayesini okuyoruz. Anlatıcı: Meraklı Bir Gözlemci Kitabın anlatıcısı da dikkat çekici. Bu kişi bir tür gezgin akademisyen gibi; tarih, kültür ve insan doğasıyla ilgileniyor. Carmen’i tanıdığında hem büyüleniyor hem de hayrete düşüyor. Onun gözünden Carmen’in egzotik, baştan çıkarıcı ve anlaşılması zor yönlerini izliyoruz. Bu da romanı biraz
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
Özgür ruhlu çingene kızı Carmen
Puan vermedi·92 syf.·
Beğendi
·
2025 26. kitabı
Bask eri Don José ve çingene kızı Carmen arasındaki aşkı anlatan kitap, bu aşkın nelere yol açtığını, iki tarafın da bu aşktan nasıl etkilendiğini anlatıyor. Carmen, hırsızlık, kaçakçılık ve falcılıkla geçinen, özgür olmaya düşkün bir çingene kızıdır. Emir almaktan hiç hoşlanmaz. Hatta şöyle söyler: "Bana bir şey yasak edildi mi, o şeyi derhâl yaparım." Bir gün Don José ile karşılaşır ve onu da tıpkı diğer erkeklere yaptığı gibi kullanmaya karar verir. Nitekim kullanır da. Don José ise onurlu ve disiplinli bir erdir başta, ama Carmen'in cazibesine karşı koyamaz. Ona âşık olur ve onun etkisi altına girerek yanlış kararlar alır. Tarihçi ve gezgin olan yazar, son bölümde İspanya seyahatinde yaptığı gözlemler doğrultusunda çingeneler hakkında görüşlerini aktarır ve son olarak şunu ekler: "Kapalı ağza sinek girmez." "O, özgür doğmuştur ve özgür ölecektir."
1000Kitap
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
Dizginlenemeyen Bir Ruh: Carmen
Puan vermedi·92 syf.··
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 16:43
Prosper MériméeProsper Mérimée 'nin ölümsüz eseri CarmenCarmen, sadece bir aşk hikayesi değil; özgürlüğün vahşi doğası ile tutkunun yıkıcı gücü arasındaki o amansız savaşın günlüğüdür. Özgürlüğün kanlı Bedeli: Carmen'in Başkaldırısı ve Bir Adamın Yok Oluşu Prosper MériméeProsper Mérimée CarmenCarmen' de bizleri sadece İspanya'nın tozlu yollarına değil, insan ruhunun en karanlık ve en uç noktalarına davet ediyor. Bu eser, bir yanda zincir vurulamaz bir kadın ruhunun trajik dikbaşlılığını, diğer yanda ise sorumluluk sahibi bir adamın tutku uğruna nasıl adım adım bir "alçağa" dönüştüğünü sergiliyor gözlerimizin önüne. Dizginlenemeyen Bir Ruh: Carmen Carmen, bir baştan çıkarıcıdan çok daha fazlasıdır; o, özgürlüğün ete kemiğe bürünmüş halidir. Onun trajedisi, evcilleştirilmeyi reddetmesinde yatar. Carmen, öleceğini bilse dahi boyun eğmeyen o sarsılmaz iradesiyle büyüleyicidir. Kendi sonunu bir falcı titizliğiyle görür ve buna rağmen geri adım atmaz. Onun şu sözleri, bir teslimiyet değil, aslında kadere karşı en büyük meydan okumadır. https://1000kitap.com/gonderi/300900086 "Beni öldüreceğini başından beri biliyordum." Bu cümle Carmen'in hayatı üzerindeki tek hakimin yine kendisi olduğunun kanıtıdır. Katiline, "Bedenimi öldürebilirsin ama ruhuma asla sahip olamazsın," demenin en keskin yoludur. Adım Adım Çöküş: Don José'nin Kaybolan Vicdanı Eserin en çarpıcı yönlerinden biri Don José'nin ahlaki ve sosyal yıkımıdır. Saygın bir askerden kaçağa, bir hırsıza nihayetinde bir katile dönüşen José, aşkın insanı nasıl köleleştirdiğinin canlı bir örneğidir. Kitapta bu dönüşümü en çıplak haliyle dile getirir: https://1000kitap.com/gonderi/300899377 José'nin içindeki sorumluluk duygusunun yerini, kontrol edemediği bir sahiplenme arzusu alır. Carmen'in o uçarı sorusuna verdiği cevap ise aslında bir aşığın değil, iradesini
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
10/10
·92 syf.·
2025 33. kitabı
Carmen'in yıllar önce operasını(4 perdelik) izlemiş biri olarak bu kitabı büyük bir tutku,ihtişam,zevk ve nice güzel duygular ile okudum. Okumanın, yaşamanın hepsinin yeri ayrıdır tabii ki ama kitabı da o kadar iyidi. Bir okurun bu kitabı dümdüz, duygusuz,hissiz okumasına imkân yok,bir de biliyorsa en derine kadar illa ki bir şeyler hissedilir,yaşanır. Carmen'in isminin anlamı Tanrı'nın Bağış ve Şarkı anlamına geliyor bir yerden de isminin anlamını taşıyor. Kimseye bağlı olmayışı ama aynı zamanda Tanrı'yı inkâr etmeyişi,sürekli eğlencesine, neşesine, mutluluğuna,rahatına düşkün olması ismiyle bütünleştirmiştir. Bir insanın hiç bilgisi olmasa bile illa ki bir yerlerden duyulmuştur Carmen. Cazibesi,aşkı, fingirdek oluşu,kendine özgü tavırları ve daha niceleri. Lakin bunun yanında hırçın,aksi,memnuniyetsiz tarafları da olur elbet. Yargılamak yerine ona iten sebep nedir,ona da bakmak lazım. Hayatımızın belli bir düzeni vardır, olaylar monoton,düşünceler monoton hale gelmiştir. Ufak tefek pürüz çıkar arada lakin gelir ve geçer şeylerdir. Don José Subay olarak hayatını devam ettirirken tek bir insanın başka bir insanın hayatına ne denli etkisi olabileceğine her türlü şahit olacaktır. Aşk çok basit gibi gelse de çok güçlü bir duygu. Güçlü, tehlikeli,ateşli,tutkulu...Aşık olan bir insan yeni karakter edinmiştir eski karakteri ile devam etmesine imkân yok. Yeniden doğmuş her şeyi yeniden öğreniyor ve aşık olduğu kişinin peşinde pervane gibidir. Bu yüzdendir ki aşk insanın gözünü,gönlünü kör eder insana her şeyi yaptırır. Carmen ve Don José'nin bu muhteşem aşkına tanık edeceksiniz. Hiç sıkılmadan daha da merak ederek okumaya devam ettiğiniz gibi orada sanki siz de varmışsınız gibi bir hissiyat oluşacak. Çingeneler hakkında neredeyse her türlü bilgiye sahip olacaksınız.
1000Kitap
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
8/10
·92 syf.·
2025 33. kitabı
Carmen'i okumadan önce operasını izlemiştim, bu yüzden karakterleri zihnimde canlandırmak daha kolay oldu. Özellikle Carmen'in özgür ruhlu ve başına buyruk yapısı, sahnede gördüklerimle daha anlamlı hale geldi. İzlediklerim kitabı okurken bazen aklıma geldi. Farkettim ki önce kitabı okumak lazımmış. (Don josé nin carmen i seçmesini beklemiyordum, micaëla gerçek bir ideal kadındı. Carmen de herkese çiçek dağıtıyor iş ciddiye binince kaçıyor, günümüz ilişkilerine benzettim. En sonda carmeni öldürmesine ne diyeceğimi bilemiyorum.) Anlatım dili sade ama etkileyiciydi. Kısa bir kitap olmasına rağmen karakterler güçlü şekilde yansıtılmış. Opera ile kitap arasındaki farklar bana biraz yabancılık hissettirdi. Kitabı daha güzel... (Fransızca bilmediğimden de bana öyle gelmiş olabilir)
1000Kitap
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
6/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
yazılırken üstünde ciddi araştırmalar yapıldığı belli oluyor, coğrafi notlar, çingenelerin etimolojisi, dilleri hakkında bir sürü ek bilgiyle okuması çok keyifliydi. hikaye muhteşem değil ama pikaresk özelliklere sahip olduğu için hoşuma gitti. biricik carmencita'm...
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
7/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2024 28. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2024 14:14
Kısa, çok da fazla bir şey beklemeyeceğiniz bir kitap aslında. Çok akıcı, yazarın üslubu da oldukça iyi ve sizi sürüklüyor. Çingene Carmen ve Eşkıya Don Jose arasındaki ilişkiyi konu ediniyor diyebiliriz. Ama olay tam anlamıyla bu değil. Özgürlükçü, dediğim dedik bir kadın olan Carmen’i okuyoruz yine ona çok aşık olan Don Jose karakterinin Carmen için neler yaptığını, onun uğrunda türlü türlü suçlar işlediğini görüyoruz kitap boyunca. Carmen’i duymuştum daha önce ama kitapta olay örgüsü kısa olduğundan, ve aslında çok da sıra dışı bir şey olmadığından o kadar beğendiğim bir kitap olmadı. Ancak çingeneler ve onların tarihi hakkında biraz bilgiler öğrenmek istiyorsanız bu kitap sizin için olabilir ben özellikle o kısımları da sevdim. (Endülüs Emevi Devleti, İspanyollar sıklıkla geçiyor kitapta. ) Yazar aynı zaman da bir tarihçi olduğu için kitapta ufuk açıcı, önemli tarihsel ve kültürel bilgiler var.
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma
4/10
·92 syf.··
2021 119. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2021 23:48
Puanım 2/5 (%35/100) Genel olarak eh işte diyeceğim bir kitap. Alırken hakkında hiçbir şey bilmiyordum ve itiraf ediyorum ki sadece kargoyu bedavaya getirmek için aldığım bir kitaptı. Yine de Hasan Ali Yücel serisinden olduğu için çabucak okur ve severim diye düşündüm. Pek sevdiğim söylenemez ama nefret de etmedim. Beğenmememin en büyük nedeni kitabın ağır bir aşk hikayesi üzerine kurulu olması. Aralara serpiştirilmiş aşk güzeldir de bütün kitap bunun üzerine kurulu olunca dayanamıyorum. İyi ki kitap 60 70 sayfa yoksa büyük ihtimal bitirmezdim. Kitap Çingene Carmen ve Don Jose adında bir hırsızın aşkını anlatıyor diyebilirim. Dört bölümden oluşuyor ve bunlardan üçü hikayeyi anlatırken sonuncusu Çingene kültüründen bahsediyor. Kitap ilk çıktığında Çingene ve (ek olarak) İspanyol kültürünü eziyor (başka sebepler de var tabi ki) diye eleştirilmiş. Günümüzde ise seksist olduğu için eleştirildiğini gördüm. Kitap Yunan Şair Palladas'ın bir alıntısı ile başlıyor. Alıntı şöyle: "Her kadın safra gibidir fakat iyi olduğu iki an vardır, biri yatakta, diğeri ölümde." Bu alıntıya bakınca gerçekten seksist durduğu açık. Fakat biraz araştırma sonucu bunun çeviri yüzünden olduğunu düşünüyorum. Buna benzer bir sözü Palladas'dan önce Efesli Hipponaks bir kadının hayatında evlendiği ve öldüğü günlerin en güzel günleri olduğunu söylemiş (yaklaşık bu şekilde çevrilebilir). Palladas bunu kendine göre yorumlayıp değiştirmiş. Üzerine bir daha çevrilince ortaya bu çıkmış. Kitabın bazı yerleri bazı kişiler için rahatsız edici ve seksist olabilir ama sadece bir alıntıdan yola çıkıp kitabı tamamen kenara atmak veya yazarı kötülemek de olmaz diye düşünüyorum. Bu yüzden bulabilirsem hem Hipponaks hem de Palladas okumak istiyorum. Ayrıca şunu da unutmamak lazım bu kişiler MÖ bilmem kaç yılında
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,703 okunma

Yazar Hakkında

Prosper MériméeYazar · 12 kitap
Prosper Mérimée (28 Eylül 1803 - 23 Eylül 1870), Fransız, drama ve kısa hikâye yazarı, arkeolog, tarihçi, çevirmen. Özellikle daha sonra Bizet'in aynı adlı, ünlü Carmen operasının temasını oluşturacak olan Carmen adlı kısa romanı ile bilinir. Prosper Mérimée, 28 Eylül 1803'te, Napolyon döneminin başlarında, Birinci Fransız Cumhuriyeti olan Paris'te doğdu. Babası Léonor, Ecole Polytechnique'de tasarım profesörü ve yağlı boya kimyası üzerine bir çalışma yapan bir ressamdı. 1807 yılında babası Resim ve Heykel Akademisi Daimi Sekreteri seçildi. Annesi Anne, o doğduğunda 29 yaşındaydı ve o da bir ressamdı. Babasının kız kardeşi Augustine, fizikçi Augustin-Jean Fresnel ile oryantalist Fulgence Fresnel'in annesiydi. Sınıf arkadaşları, ünlü botanikçi Antoine Laurent de Jussieu'nun oğlu Adrien Jussieu ve fizik ve elektrodinamik araştırmalarıyla ünlü André-Marie Ampère'nin oğlu Jean-Jacques Ampère de dahil olmak üzere Restorasyon Fransa'nın seçkinlerinin çocuklarıydı. Her iki ebeveyni de iyi derecede İngilizce konuşuyor, sık sık İngiltere'ye gidiyor ve birçok İngiliz konuğu da ağırlıyorlardı. On beş yaşına geldiğinde akıcı seviyede İngilizce konuşuyordu. Yabancı diller konusunda bir yeteneği vardı ve İngilizcenin yanı sıra klasik Yunanca ve Latincede ustalaştı. Hayatının ilerleyen saatlerinde İspanyolcayı akıcı hale getirdi ve yeterli derecede Sırpça ve Rusça da konuşabiliyordu. 1820'de kraliyet idaresinde bir pozisyon planlayarak hukuk okumaya başladı. 1822'de hukuk sınavlarını geçti ve uygulama ruhsatını aldı. Hukuk eğitiminin yanında İngilizce, İspanyolca, Yunanca ve Rusça öğrenmiştir. Ancak asıl tutkusu Fransız ve yabancı edebiyattı. Puşkin ve Gogol dahil olmak üzere birçok önemli Rus yazarının eserlerini Fransızcaya çevirdi. Ekim 1830'da, edebi ve tarihsel ilgi alanlarının ve siyasi görüşlerinin çoğunu paylaşan, gelecekteki Montijo Kontu olan İspanyol bir aristokratla tanıştı. Kont'u ziyaret etti ve karısı Montijo Kontesi ve o sırada dört yaşında olan genç kızları Eugénie ile tanıştı. Ocak 1831'de Paris'e döndü ve Revue de Paris'te Lettres d'Espagne başlığı altında İspanya'ya yaptığı gezinin canlı anlatımlarını yayınlamaya başladı. Bunlar, Montijo Kontesi tarafından kendisine anlatılan bir hikaye olan Carmen'in ilk taslaklarını içeriyordu. 1833'ten 1860'a kadar Fransız tarihi anıtlarının müfettişiydi ve Orta Çağ'dan kalma Carcassonne kalesi ile Notre-Dame de Paris katedralinin cephesinin restorasyonu da dahil olmak üzere birçok tarihi mekanın korunmasından sorumluydu. Yazar George Sand ile birlikte The Lady and the Unicorn adlı duvar halısı serisini keşfetti ve korunması için düzenleme yaptı. Paris'te şu anda duvar halılarının sergilendiği Musée National du Moyen Âge'nin yaratılmasında etkili oldu. Fransız anıtlarının resmi veritabanı olan Base Mérimée, onun adını taşır. 1840'ta, 934 kayıt içeren Fransa'daki ilk resmi Tarihi Anıtlar Listesini yayınladı. 1848'de bu sayı 2.800'e yükseldi. Restorasyon projelerine öncelik vermek için sistematik bir inceleme düzenledi ve her bölgede projeleri izleyen, yeni keşifler yapan ve herhangi bir vandalizm durumunu ihbar eden bir muhabir ağı kurdu. Ateist olduğu teyit edilmiş olsa da, koruduğu ve restore ettiği binaların çoğu, sanat eserleri ile ulusal tarihin mabetleri olarak gördüğü kiliselerdi. Sonradan eklenen mimari değişikliklerin kaldırılması ve binaların orijinal görünümlerine geri döndürülmesi konusunda ısrar ederek yerel kilise yetkilileriyle sık sık tartıştı. Eski yapıları yıkmak veya dönüştürmek isteyen yerel yönetimlerle de karşı karşıya geldi. Arkasındaki kraliyet hükümetinin yetkisiyle, Dijon şehrinin ortaçağ Estates Sarayı'nı bir ofis binasına dönüştürmesini engelleyebildi. Benzer şekilde Avignon şehrinin Rhône Nehri boyunca orta çağdan kalma surları yıkmasını ve demiryolu raylarına yer açmasına mani olarak surları korudu. Birçok anıtın restorasyonuna bizzat katıldı. Zevk ve yetenekleri arkeolojiye çok uygundu, alışılmadık bir dil yeteneği, doğru burs, dikkate değer tarihsel takdir ve tasarım ve inşaat sanatlarına samimi bir sevgiyi bir araya getirdi. Tasarımda bazı pratik becerileri vardı. Mérimée, tarihi anıtları araştırırken en ünlü üç romanını yazdı; La Vénus d'Ille (1837), Colomba (1840) ve Carmen (1845). 1847'nin sonunda Mérimée, İspanyol tarihi üzerine önemli bir çalışmayı, Kastilya Kralı I. Don Pedro'nun biyografisini tamamladı. Altı yüz sayfa uzunluğundaydı ve Aralık 1847 ile Şubat 1848 arasında Journal des Deux Mondes'da beş bölüm halinde yayınlandı. 1852'de İspanya'ya eski dostlarına yaptığı bir ziyarette, Montijo Kontesi 'nin kızı Eugenie'nin büyümüş ve 3. Napoleon ile arkadaşlık etmeye başladığını öğrendi. 3. Napoleon ile evlenen Eugenie, İmparatoriçe Eugenie olarak adını duyurduğunda Mérimeé de Fransa'da senatörlüğe getirildi. 1870 yılında çevirilerle uğraştığı Cannes, Fransa'da, ölmüştür. Mérimée, Rus edebiyatının Fransa'daki ilk çevirmenlerinden biridir. Tarihsel romanlar konusunda Walter Scott'tan ve dramaları konusunda Puşkin'den etkilenmesi dışında özgün bir üslup ve tema yakalama konusunda başarılı olduğu söylenebilir. Eserlerinde korku, dehşet temalarına eğilmiş, mistisizme bağlı kalmıştır.