Öncellikle serinin 2. kitabı olduğu için yorumumda spoiler olabilir, uyarımı yapayım.
Açıkçası ben bu kitabın başında da sıkıldım ama diğer kitap kadar uzun değildi. Darrow oyulup altınların arasına girmişti ve valinin oğlunu yendiği için valinin hanesine davet edilmişti. Altın Oğul'da uzay savaşlarının sonunda başladık ve Darrow akedemide Bellonalara yenildi. Bu yüzden valinin gözünden düştü. Kitapların başında Darrow'un geri planda kalmasını cidden hiç sevmiyorum. Kitabın geri kalanında aksiyon hiç eksik değildi. Darrow'un Ares'in emri sanmasına rağmen görevi gerçekleştirmemesi favori sahnem olabilir. Daha sonra Cassius'u yenmesi ama öldürememesine üzüldüm cidden. Cassius'u seven var mı?
Victra kesinlikle harcanıyor bence. Kısrak'tan daha sadıktı ama gerçeği ona söylemedi. Ben Victra ve Darrow shipliyorum sanırım. Yazar da Victra'yı hep üstten geçiyor kızın mükemmeliği hep arka planda kalıyor. Raque'ya gelirsek de Darrow onu çok arka plana attı onu kendi yoluna alıştırmaya çalışsaydı ihanet etmezdi. Darrow sadece iç savaş çıkarmayı hedefledi enstitüde öğrendiği güven ilişkisini hakedenlere vermemesi bir hataydı. Zaten Darrow'u bu kadar gerçek kılan da hataları ve zayıflıkları.
Sevro Victra olmasaydı favorim olabilirdi sanırım. Darrow'a olan bağlılığı, ne olursa olsun yanından ayrılmayışı mükemmeldi. O ikisinin arkadaşlıkları en sevdiğim arkadaşlık olabilir.