parmenides ksenophanes'in bir öğrencisi ve doğa filozofuydu. bazı kaynaklarda ksenophanes'in öğrencisi değildir denmesine rağmen öğrencisi olmasa bile derslerine katılmış olduğunu ya da onun öğretilerinden ve düşüncelerinden etkilendiğini düşünüyorum. ki zaten bu doğa hakkında adlı şiir kitabında açıkça görülüyor.
ksenophanes'in düşüncelerini temel alarak bazı eklemeler ve ayrıntılar eklemiştir. varolanı(bir'i) yani evreni yani tanrıyı kastederek varolan hakkında 'doğmamış, eksiksiz, sarsılmaz ve ne bir zamanlar vardı ne de var olacak' demiştir. yani burada evrenin ezeli olduğunu ve değişmez bir şekilde sabit kaldığını söylemiştir.
ne alışkanlık bu kanıksanmış yola mecbur bıraksın seni,
ne de bel bağla bulanık göze, uğuldayan kulağa, dile;
birbirinden ayır logos ile safsatayı,
benim söylediklerimden hareketle
parmenides bu dizeleriyle duyulara inanmamak gerektiğini vurgulamıştır. kanıya konu olanın yani duyuların birçok etkiye ve değişime açık olmasından ve kişide hep aynı durumu oluşturamamasından ötürü duyularla değil akıl ile hareket edilmesini vurguluyor. aklı varolanla ilişkin olarak değerlendirmiştir. yani varolanla ilişkili olana hakikat, oluşanla(yaratılan) ilişkili olanın ise kanı olduğunu söylemiştir. insanların çoğunun kanılara göre hareket edip aldandığını söylemiştir. bu şekilde yaşayan insanların safsata içinde olduklarını vurgulamıştır.
tabi ki kendinden önceki filozoflar gibi o da gök cisimleri hakkında kendince yorumlar yapmış. bu yorumları doğru yanlış diye değerlendirmek gereksiz ve yanlış olduğu için üzerinde pek durmayacağım.
son olarak şiirleri yalın bir dille yazılmasına rağmen kelimelerin yerlerini değiştirerek edebi oyunlar oynaması yüzünden tek bir okuyuşta anlaması güçleşiyor. bu yüzden anlamam için bir kaç kere okumam gerekti ki halen %100 de anlamış değilim ya..