Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 23 Temmuz 2021 18:05 Aslına bakarsanız kitabın adını ilk duyduğumda çok felsefik ve ağır geleceğini düşünmüştüm. Varolmanın hafifliği dayanılmaz olabilir miydi gerçekten? Bunu okumaya başlayana kadar düşündüm.
Aydınlık- karanlık, incelik-kabalık, sıcak-soğuk gibi kavramların olumluları ortadayken ağırlık- hafiflikte olumlu hangisi olabilirdi? Bu soruyla başlıyor kitap. Sonra anlıyoruz ki hafiflik çok da olumlu değilmiş ve farkediyoruz ki gerçekten varolmanın hafifliği dayanılmazmış.
Nereden nasıl bahsetsem bilmiyorum. Ne söylesem kitabı ele verecekmişim gibi hissediyorum. Olayları ele alışı o denli etkileyiciydi benim için.
Kitap 1960 - 1970’li yıllarda Prag’da geçiyor. 4 karakterimiz mevcut. Tomas, Tereza , Franz ve Sabrina. Her birinin kesişen hayatına yer veriyor. Yaşanan özellikle ortak olayları, aynı ana kendi bakış açılarıyla anlatması karakteri analiz etmek ve onları anlamak için çok iyi düşünülmüş.
Tereza’nın annesinden ve kaderinde kaçarken tutulduğu Tomas’a karşı güçsüzlüğü ve çaresizliği beni ayrı olarak etkiledi. Tomas’ın ise fiziksel aldatmalarına karşı Tereza’ya ruhsal bağlılığı farklı pencereler açıyor.
Sovyetlerin Çekoslovakya işgalinden sıkça bahsederken siyasi ve sosyolojik açıdan (özellikle sovyetler ve komünizme karşı)sıkça eleştiriler sunuyor kitap. Son sayfalarda özellikle bunu sık sık görüyoruz.
Bu bölümler beni biraz şıkmış olsa da kitap bir bütün olarak beni çok etkiledi. Sanırım Tereza’nın ruh hali, düşünceleri, bağlılığı, Tomas ile ilişkilerini bir arada tutan tek taraflı sadakati ve en önemlisi artık aldatılmaya alışması beni çok etkiledi.
Belli yaş aralıklarla tekrar tekrar okuyacağıma emin olduğum bir kitap. Altını çizeceğini bir çok cümle olacağına emin olabilirsiniz