Kitapla ilgili internetten biraz bilgi edindim. Öncelikle onları yazmak istiyorum.
Bu roman Fransa'daki maden işçilerinin yaşadıkları ağır sorunları ve ücretlerini artırmak için giriştikleri mücadeleleri, grevler ve çatışmalar yolu ile haklarını aramalarını anlatmaktadır. Germinal emekçi sömürücü çatışmasını ele alan hem en ilk hem de en gerçekçi roman olma özelliği taşır. Yazarın bu romanı dünya edebiyatına tesir eden en mühim eseri olmuş, yazılanlara göre Zola öldükten sonra ahali onu “Germinal” nidaları ile mezara uğurlamıştır.
Dünyada belki de en önemli işçi romanı olarak kabul edilen Germinal yazar tarafından içinde yaşanılarak, hissedilerek, çok detaylı gözlemlenerek yazılmış bir romandır. Romanlarını tam bir gerçeklikle ve determinist ilkelerle yazan Zola, bu romanının 9 Şubat 1884’te Anzin Maden Ocakları’nda patlak veren grev sırasında oraya giderek grevcilerin arasına karışmış, fakat bu romanını 1860'larda kuzey Fransa'da ortaya çıkan ve uzlaşmaya yanaşmayan maden işçilerinin grevlerinin öyküsünü dile getirecek şekilde yazmıştır.
Zola, bu grev esnasında sürekli olarak madencileri ve hayatlarını gözlemlemiş, meyhanelerde madenciler ile konuşmuş notlar almış, açılan maden galerilerine dahi girmiş “Güldükleri zaman zenci sanılan” madencilerin çalışma şartlarını da yakından gözlemlemiştir. Madencilerin yaşadıkları barakalarda da kalan ve onların gündelik hayatlarını da detaylı olarak inceleyen Emıle Zola’nın bu romanı açlık sınırında yaşayan işçilerin, iş kazalarının ve hayat mücadelelerinin doğal bir romanıdır.
Roman ismini veren Germinal tohum anlamına gelmektedir. O dönem işçiler bir tohum olarak görülmekte geleceği inşa edecek insanlar olarak değerlendirilmektedir.
Kitabın içeriğinde anlatılanlarda bir aileden 5 kişi madende çalışmasına rağmen çok düşük ücretler almakta ve karın doyurmaya dahi yetmemektedir.
Aileler geçinebilmek adına evden bir çalışan daha eksilmesin diye çocuklarının evlenip evlerinden ayrılmalarından korkmaktadır.
Fakat bir yandan işçilerin emekleriyle ve bu zorlu çalışma koşullarında hayatlarını adayarak kazandırdıkları paralar patronlarına büyük bir lüks yaşam sağlamaktadır.
Roman sırf o dönemin değil aslında bu döneminde adaletsizliğini anlatmaktadır. Dünya üzerinde doğaya karşı mücadele edilerek yapılan iki meslek kabul edilmektedir. Birisi deniz diğeri ise maden çalışanlarıdır. Günümüzde maden çalışanlarının çalışma şartlatına baktığımız da aslında çok da değişen bir şey olmadığını göreceksiniz.
Yazarın okuduğum 2. Kitabıydı. Ama bu kitap gerçekten bir başyapıt. Uzun süredir okurken her sayfasın da hatta her satırın da keyf aldığım ve sıkılmadığım bir kitap oldu.
Kesinlikle herkesin okumasını öneririm.