10/10
·256 syf.··
2021 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 00:01
İnsan, açıklamakta zorlandığı davranış ve düşüncelerine bir kılıf uydurmakta, bahaneler üretmekte her zaman bir numaralı varlıktır.Başkalarına söylediğimiz bu yalan bahaneler, zaman geçtikçe tutunacağımız bir dal haline dönüşür.Kendi yalanımıza bile inanır hale geliriz.Sabahattin Ali de öyle bir karekter çizmiş ki bize, irade yoksunluğunu “içimdeki şeytan” diye adlandıran, her fiilini bu şeytani güce bağlayan Ömer... Ömer; Balıkesir’de nüfuzlu bir aileye sahip, İstanbul’da okumuş, genç ve yakışıklı bir devlet memurudur.Memur dediğime de bakmayın! Memuriyete gittiği günler gitmediklerinden az olan bir çalışma temposu...Tanpınar’ın deyimiyle yarı aydın geçinen bir arkadaş topluluğuna sahip.Bir masa etrafında toplanıp içerken edebiyatı, siyaseti, toplumu kısacası dünyayı kurtardıklarını sanan içi boş yalancı aydınlar... Bir tarafta ise Ömer’in sonsuz bir aşk duyduğu Macide kızımız var.Macide hayatta Ömer kadar şanslı olamamış, irade yoksunu bir anne, dengesiz bir abla ve enişteye sahip, babasını da kaybetmiş, İstanbul’da teyzesinin yanında yanaşma gibi kalmaya mecbur olmuş bir konservatuar öğrencisidir.Tam bir sabır ve sükunet timsalidir. Hayat bu iki genci bir noktada birleştirir.Başlarda müthiş bir aşk ve yuva kurma heyecanı içindelerken Ömer’in günden güne içine yerleşen o şeytan onları birbirinden uzaklaştıracaktır.Ömer daha önce aile sorumluluğu taşımamış biri olarak bocalamaya başlar.Çok fazla para sıkıntısı çeker, sağdan soldan borçlar alır.Macide’nin asla hoşlanmadığı başıboş arkadaşlarıyla sürekli bir yerlere kaçıp içip dağıtmak suretiyle iradesini gitgide kaybeder.Kendi deyimiyle içindeki şeytana yavaş yavaş teslim olur.Her seferinde onun düzelmesini uman ve sabırla bekleyen Macide’yi hep hayal kırıklığına uğratır.Bu şeytan onu öylesine ele geçirir ki dairede en sevdiği, sürekli sohbet ettiği, bazen borç bile aldığı Hafız Efendi’yi dolandırmaya kalkar.Tek başına yaşadığı özgür ve kaygısız hayatını iki kişilik hale sokamaz.İradesizliği, tembelliği,zayıf karakteri onu en sonunda hapise kadar sürükler.Kendi isteğiyle Macide’yi bırakır ve içindeki şeytana teslim olur. Sabahattin Ali, bu harika romanını öyle bir sözle bitirir ki belki de yapılan hiçbir analiz ve incelemeye yer bırakmaz: “İçimizde şeytan yok...İçimizde aciz var...Tembellik, iradesizlik var...” Ömer bu irade yoksunluğunun kurbanı olmasına rağmen içimdeki şeytan diye bir bahane bulmuş ve ona sarılmıştır.Sarıldığı bu şeytan ona hayatının muvazenesini kaybettirmiş,Macide’yi ve mutluluk hayallerini alıp götürmüştür. İnsanın şeytanı kendisidir, derler.Kitabı okuyunca bunun doğru olduğunu anladım.O şeytana gücü vermemek yine bizim elimizde.Hepinize iyi okumalar.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
··
16,4bin Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Şeytanın olmamasınin tanımı sanki bana insanin evriminin, gelişiminin henüz tamamlanmış olmaması yani kusursuz bir varlık olmadığını ifade etmiş gibi geldi
Ben şuan da bu kitabı okuyorum macide ve Ömerin tanışma ve görüşme kısımlarındayım baya sıkıcı geldi kitabi yarım bırakmayı düşündüm bu incelemeni okuduktan sonra devam etmeye karar verdim o kadar güzel anlatmışsın ki ağzına sağlık
Hediye Özçetin
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, yorumunuz beni çok mutlu etti.Umarım kitabın sonunda gerçekten keyif alırsınız.🤗