Çatışkılar
Puan vermedi·80 syf.··
2021 15. kitabı
Hikayeyi okurken karakterle özdeşleşebildiğimiz kısacık bi kitap, detaylı detaylı yazılsa o düşünceler hisler ne güzel olurmuş be! Kitabın ilk iki sayfasındaki mektup öyle etkili ki, duygusal olarak beni bağladı. Ardından çocuklukta ebesinin yaşamış olduğu şiddetli kocasına bağlılığa şahit olup bunu benimseyişi ve burdan bütün kadınlık kültürünü modelleyerek uygulayan hepimizin kendi bireysel hayatımızın çatışmasını kendi içini açarak dökmesi bana süper samimi geliyor. Kitap bir gölgenin aydınlatılması, bilinçaltıyla yüzleşilmesi, bir itiraflar yeri, bir günah çıkarma ve benzeri tarzda ilerliyor. Açıkçası ben de bir kitap yazacak olsaydım bu tip itiraf edilmeyen çelişkilerimize uzun yer ayırırdım. Güçlü bir hayranlık, baş eğme ve uyumlanmanın; bireysel seçimlerle, özerklikle, samimi ve karşılıklı bir sevgi arayışıyla olan çatışmasını anlatan başka eserlere de merakım var. Daha detaylı ve kapsamlı düşüncelere hislere ve alternatiflere kesinlikle ihtiyacımız var çünkü normal olanın en doğru olmayabileceğini çoktan anlamış olmamız gerekiyor, tıpkı burdaki kültürle maruz kaldığımız kadın erkek ilişkilenmesi gibi. Lou Andrea da bu arada mükemmel bi içgörüşe sahipmiş gibi duruyor. Çünkü bir tıp öğrencisi olan ve kendi dar hayatının dışına pek çıkamamış dahi olsa yakışıklı ve hayranlık uyandıran Benno adamımıza bağlanan da kendisidir, ona bağlı kalınca elsiz kolsuz kaldığını hisseden de. Yani bunun gibi onca çelişki içinde bulunan insanın anlatılması bana hep en üst edebiyat gibi geliyor. (Misal Yeraltından Notlar ) Bi kutupluluk var akışta: ya kendi özgür hayatını yaşayacaksın ve yalnız ve bağsız fakat kendini ifade yolların sanatla açık olacak ya da evinde ev işleriyle uğraşırken kocanın sana hükmetmesini ve ona hayranlık duymayı ve ondan sevgi görmeyi umarak devam edeceksin. İşte bu "ya o ya bu" lar hepimizin hayatını kısırlaştıran, çıkmaz sokakta kıstıran bi algılayış. "Hem o hem bu" ları aramak çok fazla hayalperestçe veya romantikçe gözükse de bence realiteden kopmadan asıl aramamız gereken budur. Zaten Benno, Adineden ayrıldıktan sonra Adine kendi sanatla dolu hayatını yaşar, mutlu, özgür ve bağımsızdır bu koşullarda. Ama bence yine de eksikliğini çektiği şeyler yok denemez. Benno'dan uzaklaşarak iyi etti, yine de vurgulamak istediği şey enn özelinde şuydu bence: kültür öyle işliyor ki, bizim kendi bilişimizle ulaşamayacağımız yerlerde yine bizi maniple edercesine bizi kısır bırakan şeye bir umut besliyoruz. İyileşme veya düzelme umudu denebilir buna. Kitabın tam da sonunda buna yenildiğini hissettim, hem de bunca yıllık bağımsızlığına ve bilinçli kararına rağmen. Yani romantizme yakalandı son anda. Kendisini kendi özgür kararlarıyla ne kadar yönetirse yönetsin insanın bazen etkilere kapılmasının yazıklık duygusunu yaşattı bana :) Ben zeki ama yüzeysel Benno'nun da içini öyle merak ettim ki. Ama o kendi içine bakacak biri değildi pek. Sonradan değiştiğinin sinyallerini falan da verdi. Bu Adineyle bir bağ kurabilecek olmayı kesinlikle garantilemeyen bir şeydi gerçi. Çünkü adine ona kendisini birazcık bile teslim etse o yine kendi bencilliğine ve sığ bakışına geri döndü. Benno biraz uyumlanabilmeyi bilseydi, yanında duran bu harika kadından bi kaç şey kapabilseydi biraz çabalasaydı işine değil içine bakmakta keşke ama naptı, vazgeçti ve kaçtı. İlişki kurmanın adabına ters kusura bakmasın. Son olarak bu kadın iyi ki bu zorlanmaları yazmış. Benim yazdıklarım bu kitaba dair bendekilerin sadece bi kısmı. Karakter çözümlemeleri yapmak ne kadar keyifli olursa olsun, etiketlemeyi ve sınıflandırmayı gerektirdiği için bende vicdan azabı yapıyor. Bunların dışında da denileceklerin geri kalanı biraz kişisel kaçardı sanırım. Bu kadar. Bb
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512bin okunma
··
575 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.