En güzel kitap
#133258513 Ağustos Ayı Öykü Etkinliği Masanın başına otururken zihninde ne yazacağına dair bir fikri yoktu ancak yazmak eyleminin kendini ona doğru çekmesinin dayanılmaz isteği ile kavruluyordu. Sahi ya en son ne zaman kağıt kalem almıştı eline? Devir değişti artık. Oturup yazarsa bilgisayara,aniden istek gelirse de telefona yazıyordu bir şeyler. O bir şeyler var ya hani, içindeki yanmış olan hislerin dumanı kadar bulanık bir o kadar da keskindi. Dumanı anımsatan kalemini eline aldı yazdı yazdı yazdı... Ne yazdığını neye yazdığını bilmeden sonsuzluğun bulanıklığını da katarak yazdı. İçinde sessizce sönmüş acı yangınının geriye bıraktığı küllerinin ve hala tamamen dağılmamış dumanının griliği ile kalem ucunu izleyerek yazdı. Kimi zaman kendine kahraman olarak seçtiği öykülerindeki karakterlerin kavgasını yazdı kimi zaman da hayatındaki karmaşanın iç döküntüsünü. Durdurak bilmeden yazamadığı günlerin hıncını alarak günlerce kalemi bırakmadı. Sonunda gözleri alev alev olduğu zaman derin bir nefes aldı. Pencereden gökyüzünü seyre daldı. Gri bulutlar sanki üzerine geliyordu. Yeterli diyorlardı yeter bu kadar yazdığın. Artık okuman lazım. Kafasındaki düşüncelere verdi kulağını. İçindeki boşluğun çoğaldığını hissediyordu şimdi. Bu boşluk onu korkutmuyordu karanlık değildi. Umut vardı sevinç vardı yaşam vardı o boşlukta. Hayallerini de ortaya koymuş etrafını parlak ışıklarla çevirmiş gibiydi sanki. Etrafında oluşan kasvetli dumanı yok etmeye başlamış yeni bir hayata kollarını açmaktaydı. Kalbi hiç olmadığı kadar heyecanlı bir o kadar da kıpır kıpırdı. Boşluğu büyütüyordu vücudunun her zerresine dağıtarak. Zihnindeki böldüğü odalara yerleştiriyordu mutluluğu pay ederek. Geride bıraktığı grilere inat apaydınlık ve cıvıl cıvıl bir hayata merhaba diyordu yazdıklarını yakarak. Artık kendinden başkasına ihtiyacı olmadığını, içindeki sevginin bir karşılığının olamayacağını, sadece kendini sevmesinin herkese ilaç olacağını öğrendi. Bazen sebepsizce gülerdi eskiden neye olduğunu bilmeden. Şimdi her şey aklına yatıyordu gülerken. İçesine gülmeyeli ne kadar uzun zaman geçtiğini anımsayamadı ancak eskisinden daha çok güleceğini biliyordu artık. Hayatını birbirinin neredeyse aynısı şeklindeki kopyalarını yaşayarak heba etmişti. Neyseki bunu artık değiştirmek kendi elindeydi. Ve bıktığı bir şey daha vardı bu buhranlı bakışlar.  Gerçi onlardan eser kalmamıştır artık diye düşündü. Çünkü hayat artık onun için yeniden başlıyordu. Kendini okumayı öğrenmişti bir kere en güzel kitabın kapağını sonunda açabilmişti. Gümüş bir kapak bu parıldayan ve parıldadıkça kendi dünyasını yansıtarak aydınlatan.
··
1.382 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık griden konuşuyorduk bugün , görünce üzüldüm ne yalan söyleyeyim biraz, ama sonunu görünce seviniyor neyse ki insan , şarkıyı bırakıp kaçayım. Teşekkürler katıldığınız için etkinliğe . youtube.com/watch?v=DKL4X0P...
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Ben de hem yorum hem de şarkı için teşekkür ederim:)