3391 kilometre bir mesafe aşkını anlatıyor. Ege ve İzmirin, öfkeli civciv ve gelmemeye giden adamın hikayesi.. Tumblr’da başlayan Parisde biten bir aşk..
Aslına bakarsanız aşk kitapların pek sevmem. Ama 3391 km benim için farklıydı. Hani bazen olur ya birinin her anımızda yanımızda olmasını , ona dokunmayı, kokusunu içimize çekmeyi ,sarılmayı isteriz , ama bu imkansızdır. Hatta kızarız hayata neden yanı başımda gereksiz bu kadar insan varken o uzak olmak zorunda deriz. Yüzlerce soru, fakat bir cevap yok. Çünkü böyle olması gerekiyor, çünkü güzel olan her şey uzak olmak zorundadır. Tam da böyle hiss ettiğiniz anda açıp okumanız gereken bir kitap. Kafamın karışık, hayata kızgın , çok ta yorgun olduğum bi dönemde okudum ve bana nasıl iyi geldiyini anlatamam size.
İzmir ve Ege hakkında konuşacak olursak okuduğum en tatlı aşklardan biriydi.Aslında hoşuma gitmeyen bazı şeylerde vardı, mesela İzmirin Egeye çok çabuk güvenmesi gibi . Fakat söz konusu Ege olunca onu da anlıyorum sjsjsj Ruhları o kadar farklı ki, bir çoğunun yanyanayken yapamadığı şeyleri onlar 3391 km öteden yapıyorlardı;
“O gün , bana ‘Sinemaya gidelim mi? diye sordu. Kilometrelerce öteden, şehirlerce uzağımdan… Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile ‘Sinemaya gidelim mi?’ dedi…”
Evet imkansızdı, birlikte olmaları çok ama çok zordu, ama ne diyordu Ege “Hayalini kurmadığın her şey imkansız olarak kalır.”
O yüzden hep hayal kurmalı ve ona inanmalı. Çünkü her şeye rağmen muhakkak senin olan seni bulur. 3391 km öteden bile olsa bulur…
Unutmayın “Her şey anını bekler.”
Ruhunuza iyi gelecek, sevdiklerinizle aranızdaki kilometrelerin hiçç bi önemi olmadığını anlamanızı sağlayacak bir kitap o yüzden okumanızı tavsiye ederim :)