8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2021 00:19
Kitap kapağını okuduğumda "yabancılaşma" temasını okuyacağım için sevinmiştim. Bir yere kadar da Berger'ın eğitimi için gittiği Viyana'da geçirdigi ilk günler bu beklentiye cevap verdi. Boğucu ve kasvetli odasında gerçek yalnızlığın pençelerini geçirdiği karakterimiz hayatın anlamını ve hayallerini yitirmekteydi. Anlaşılmamış ve kimsesiz kalmanın uyandırdığı bunalım onu günden güne yiyip bitirmek üzereyken kızıla yakalanan küçük kızla hayatın anlamını yeniden yakaladı. Zweig'ın varoluşsal psikolojiyi ve dünyada işe yarar bir insan olmayı işlemesi hoşuma gitti. Stefan Zweig'ın kendi hayatından ve Kızıl'dan anladığım kadarıyla bundan sonraki eserlerinde "varoluşçu" tema kendini göstermeye devam edecek. Zweig okumak bu yüzden keyifli olacaktır. En sevdiğim iki alıntı: Hiçbir şey anlamıyorum, bilmiyorum, yapmıyorum, işe yaramamaktan tükeniyorum. Günlerce hiçbir şey yaşamıyorum, tanıdık bir yüz görmüyorum; binlerce insanın arasında yapayalnız olmanın ne anlama geldiğini bilemezsin. ( s.44) Yaşadıklarının bir düş olduğunu hissetti yalnızca; mutluluk ya da mutsuzluk, insanlar ya da yalnızlık, geçmiş ya da gelecek bir düştü. Arzuladığı hiçbir şey yoktu artık. Böyle bir anda suskunlaşmak - ölmek bu herhalde, diye acıyla düşündü. ( s.63) ☆Kitaplı günler.
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma
·
343 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.