Gelin şarkı söyleyelim şimdi: İncecik kırılgan sesiyle Arkadaş'ın!
"pencereyi kapama
gök dolabilir içeri”
youtu.be/4KgNjQA2VhU
En çok bu şarkıyı söylermiş Arkadaş. Benim de en sevdiğim şiiri bu oldu.
25 gibi çok genç yaşta hayata acı bir olayla veda etmiş şairlerimizden Arkadaş. O nedenle pek fazla eseri yok. Oysa var olsaydı değişik bir sesi sürdürebilirmiş belki de. Henüz yeni kuruyormuş şiirini...
Dönemin şiir geleneği ve arkadaşlarının aksine "başka bahçeler"de hatta bazen "aykırı bahçeler"de gezinip kendi yalnız yolunu oluşturduysa da ölümünden sonra adı akıllarda kalan arkadaşları değil, o olmuş.
Başlarda kötümser yazdıkları; hüzün, acı, umutsuzluk, yalnızlık egemen dizelerine. Zaman zamansa ironiye ağırlık veren, güleç yüzlü şiirleri var: “Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası” gibi.
“yoksul ve utangaç bir müşteriyim ben
sizde güneş bulunur mu biraz kaktüs alıcam saksılarım yeşersin üç beş bulut verin de
çok üşüdü güneşten şizofreni olucak
çabuk olun lütfen dikenleri solucak
yanaklarım gobi çölü soğuk su içer misiniz”
Kendi kulağına "Arkadaş" diye üflemiş adını. Dünyayla yaralı ruhların "Arkadaş"ı olmuş bir şâir...
O bir sığıntı kuşu;
"ah benim sıska yüreğim
ah benim kimselere söz geçiremez yüreğim
ah benim"
mevsimi hep hüzün;
geceyi çarmıha geriyorum kimseler tapmıyor
hüznümü ölçeğe vuruyorum yüreğime sığmıyor
ve hep yalnız;
kendime kendimden başka kendim yok
ne utancımı kuşanan bir sevgi
ne çirkinliğimi öpen bir kız
yalnızlığımdan yalnızlığım yalnız
ama yine de umutlu;
kalbim
bir gün elbette sana hükmedeceğim
elbet geçer bu hüzün mevsimi
bir baykuş bir serçeyle arkadaş olduğu gün
o gün size sevinci de anlatıcam
bir solucan bir leylekle çiftleştiği gün
o gün bahar mevsimidir size aşkı anlatacağım
ve bir gün elbette yıldızları sayacağım
Sığıntı Kuşu, Sevdadır, Aşkla Sana, Pencere şiirleri benim en beğendiklerim. Yaşasaydı kimbilir daha neler yazardı. En azından bize ulaşmış olan
"hay bu sevda vareder seni beni!" dediği "Sevdadır"ı ile tanışmanızı öneririm.