Bastırılan cinsel dürtüler ileriki süreçlerde nevrotik sapıklıklara dönüşür. Bu sebepten ötürü insanoğlu çocukluk hatta bebek döneminden beri cinsellik gerçeği içinde gelişmekte var olmakta.
Bebeğin anne memesini emme hareketi, ayak baş parmaklarını emme hareketi, çocuklar arasında birbirinin bacak arasını merak etme, birbirinin pantolonunu indirmeye çalışma gibi birçok örnek sıralanabilir Freud'un bu kuramı hakkında.
Sigmund Freud başarılı bir psikolog, başarılı bir yazar, başarılı bir sosyolog ve başarılı bir gözlem-analizci. Bunu bu kitapta daha iyi anladım. Yaşadığı toplumun ve dünyanın gözardı edilemez gerçeklerini gözler önüne serme cesaretini ve gayretini gösteriyor. Bu da yazara olan hayranlığımı artırıyor. Kitapta illa ki katılmadığım ufak tefek yerler oldu fakat bu geneli değiştiremez.
Öncelikle doğru bir cinsel eğitim herkes için gerekli. Çocuk doğru eğitim almadığı zaman toplumda şu an karşılaştığımız sorunlar ortaya çıkıyor işte. Hiçbirimiz gökten düşmedik ve iyi bir ebeveyn olarak doğru zamanda doğru şekilde öğretmek gerekir. Ki çocuklar da kendini istismardan tehlikelerden koruyabilsin !
İğrenme, tiksinti duydukları için içlerinden gelen cinsel arzuyu başkalarına söylemekten korkan duygularını saklayan bir nesil yetiştirdik ! Utanıyorum bu aptal zihniyetten ! Başkaları beni kötüler diye bir erkek bir kızla olan onu yapma isteğini ya da aynı şekilde bir kızın bir erkeğe karşı isterikli olmasını söyleyemedi.
S*ks ve cinsellik ne zamandan beri ayıp sayılıyor bilmiyorum ama haber verelim Adem ve Havva'dan beri insanoğlu se*s yapıyor.
Hani neyden utanıyorlarsa, heralde bunca ayıp utanç içinde tek bu mu gözlerine batmış. Ahlâkı namusu iki bacak arasında arayan rezil zihniyetler. Hırsızlık, açlık, kara para işler gözüne batmaz gider bir kadının bir erkekle olan ilişkisine karışır. Esas sapıklık sizlersiniz.
Leylek öyküsü ile saçma sapan hikayelerle çocukları öyle böyle cahil bıraktık. Kitapta geçen ve şok olduğum bir örnek ise çocukların bazıları doğu ülkelerinde kendini dışkı zannediyormuş, annesinin bağırsağından çıktıklarını sanıyormuş. Kimisi de annesinin göğsünden kesip çıkarıldığını sanıyormuş.
Öncelikle iğrenç ve tiksinç kavramı kesinlikle ahlaksaldır. İnsan gözyaşı ve sümüğü aktığı zaman nasıl ki gözü ve burnu temizleniyor. (Sümük de görünüm olarak iğrenç olsa da :)) Sperm ve orgazm sıvısı da vücudun rahatlaması için var olan bir salgı.
Bu bize sadece üremek için değil aynı zamanda rahatlamak için de verildi.Her cinsel ilişki duygusal olacak diye bir kaide yok. Yani aşk cinsellik yaşamak ile bağlantılı değil. Cinsel eylemde acı çektirme, yani sadist tavır insanoğlunun eskiden beri gelen egemen olma isteğinden gelmekte. Kırbaç, kelepçe, anal yoldan s*ks, ya da cinsel organını daha bastırarak yapılan s*ks bunlara örnek olarak verilebilir. Anal birleşmede anal kısım dingin anala girişen kısım etkindir. Etkinin dingine üstün gelme isteği ile yapılır. Cinsel haz ve cinsel doyum noktalarımız kulak memesi, meme ucu ve mukoza salgıladığımız dudak ve üreme organlarımızdır dudak dudağa öpüşme kadar oral yolla karşı tarafın cinsel organını hissetmek de aynı cinsel hazzı verme yetkisine sahip ve bu ikisi de çok normal. Her iki akım arasında bir farklılık görülmez. İki etkinlikte de amaç cinsel nesneyi içine almaktır. Emme hiç bir gerçek varlığı olmayan ve patoloji evresinin yalnızca bir kalıntısıdır.
Kitap çok eğitici idi çok beğendim.
Bunun yanı sıra kitapta LGBT , Hermafroditlik hakkında da bilgiler var. Dinciler okumasın bu kitabı aman diyim :) Bilmedikleri şeyler öğrenirler. Bade tekkelerinde yaptıkları şeyleri burada dökmeyelim şimdi.