Zorlu bir baba ve fakirlik ile mücadele dolu bir hayatı olan Dostoyevski sanki kendinden bahsetmiş Suç ve Ceza'da. Baş kahraman Raskolnikov oldukça fakir ve yakışıklı bir adamdır. Ona göre iki tür insan vardır. Siradanlar ve olağanüstüler. Sıradan insanlar herkesin uyduğu kurallara uyup normal bir şekilde yaşamalıdır. Fakat olağanüstüler bu kurallara uymak zorunda değildir. Bu olağanüstü insanlara Hz Muhammed'i ve Napolyonu örnek verir her defasında. Onlar da ilkeleri için öldürülebilir insanların kanını dökmekten cekinmemistir güya. Kendini de bu olağanüstü insanlar sınıfına koyar ve basit emelleri için yaşlı ve bit olarak nitelendirdiği kadını öldürmeyi kendinde hak görür. İşte bu baltalı cinayetin romanı Suç ve Ceza. Elbetteki bu cinayetin ardından başta da soyledigim gibi değişik? Bir takım düşünceler yatar. Fakat bizim Raskolnikov belki sandığı gibi olağanüstü biri değildir. Ama en sonunda hapse girdiğinde bile hala kendini haksız yere hapsedilmiş olarak düşünür