”Birine inanmak ciddi meseledir. Öylesine söylenmez. Eğer gerçekten inanıyorsan, inandığın kişiyi her durumda desteklemen gerekir. Başkaları o kişi hakkında feci şeyler söylese bile…”
”Hayatın bizle ya da bizsiz ertesi sabah aynı şekilde devam edeceğini kavramak. En korkutucu olan bu değil miydi?”
”Eğer başkaları göremiyorsa, bu hüzün ve kederin görünmez olduğu anlamına mı geliyordu yoksa insanların, birbirlerinin hislerine kör ve kayıtsız olduğuna mı?”
Kitapta toplum tarafından dışlanırken birbirine kenetlenmiş beş kadim dostun hikayesi anlatılıyor. Kitabı okumaya başlamadan önce bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Gerçekten çok etkileyici ve sürükleyici bir kitap. Elif Şafak yazdığı bu kitapta yaşadığımız coğrafyanın gerçeğini anlatmış, acısıyla tatlısıyla…
•Çooook çook beğendim kitabı. Çok etkilendim. Elif Şafak’ın okuduğum ilk kitabı oldu. Diğer kitaplarını da okuyamayı istiyorum. Kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Okuyun, okutun.
1990 yılına dek Türk Ceza Kanunu’nun 438. maddesi, tecavüz sanıkları eğer kurbanın fahişe olduğunu ispatlayabilirlerse cezalarımın üçte bir oranında azaltılmasına izin veriliyordu. “Bir fahişenin ruhsal ya da bedensel sağlığı tecavüzden olumsuz etkilenemez.” Diyerek bu maddeyi savunuyorlardı. 1990’da seks işçilerine karşı saldırılarda korkunç bir artış yaşandığında, kadınlar birlikte eylem yaptılar. O protesto eylemlerinin de etkisiyle 438. madde kaldırıldı.