Gönderi

ÖMRÜNÜZDE HİÇ KİMSEYİ SEVMEDİNİZ Mİ ?????
10/10
·500 syf.··
2021 87. kitabı
Heathcliff‘ e yöneltilmiş can alıcı soru. Bunun cevabı çok basitti. Zaten her şeyi sevdiğinden yapmadı mı ? Hem de kendi benliğini kaybedecek kadar. Nasıl başladı ve nasıl bitti asla anlayamayacağınız inanılmaz bir baş yapıt ile karşı karşıya kalabilirsiniz ve hatta kötülüğün kokusunu bile alabilirsiniz. “Onu seviyorum çünkü o benim, benden öte bir parçam. İkimizin nasıl bir ruhu var bilmiyorum ama, onunkiyle benimki birbirinin aynı.” Dedi ve sevdiği adamı prestiji olmadığı için tercih etmedi Catherine. Bu seçiminin bedelini yalnızca çektiği acıları ve ölümü tatmin etmeyecekti. Bilebilir miydi ? Bilseydi yapar mıydı ? Küçük yaşlardan beri itilip kakılıp, size kötü davranıldığını ve asla sevilmediğinizi düşünün. İçinizdeki bütün güzel duyguların yitip gittiğini öyle ki sevdiğiniz kadının ölümü bile bu duyguları yeşertecek gücü kendinde bulamadığını hayal edin. Nasıl ? Yok artık dedirten cinsten değil mi ? Ben hep ölümün bile insanın içindeki çürümüş duyguları iyileştirme özelliği vardır diye düşünürdüm. Ama yazar sizi öyle bir karakterle yüzleştirir ki aklınız hayaliniz durur. İşte tamda burada Heathcliff’in bir eve girmesiyle her şey alt üst olur. Başlarda diğer herkese Heathcliff’e karşı yaptıkları acımasız kötülüklere karşı bir öfke besleyebilirsiniz fakat sayfalar ilerledikçe kimden daha çok nefret etmek istediğinize karar bile veremeyeceksiniz. Bana göre Heathcliff, birini sevmekle hayatını cehennemin en alt katına attı. Ve bundan asla gocunmadı, sevmenin her zaman ağır karşılığı olabilirdi fakat o gözünü bürüdüğü İNTİKAMDAN ölene kadar dönmedi. İçindeki öfke, kızgınlık, kin, nefret asla sönmedi. Belki yaşadıkları onu ruhsuz bir bedende yaşamaya zorlamıştı. Ne yazık ki bu, yaptığı bütün kötülükleri aklamaya yetmiyordu. Hayatımda görüp görebileceğim en kötü karakter Heathcliff. Ona hala kızgınım asla anlayamadığım bir şekilde de içimden kötü bir söz söylemek geçmiyor. Neyse, en iyisi onu Tanrı’ya bırakalım” Sevdiği kadınla ölmeden önce bir odada yüzleştiği kısmı aklınızdan çıkaramayacaksınız. Böyle kötü olmasının tek suçlusu sevdiği kadındı ona göre. Onu her ne kadar bağışlasa bile ölümü için taş kalbini yumuşatmadı. Catherine yoktu, sevdiği kadın onu bıraktığında zaten ölmüştü sadece toprağın altında değildi. Bir kötülük binlerce kötülüğün zevkini doğurur. En sonunda bu kötülükler içinizden her şeyi koparıp alır. Geriye hiçbir şey bırakmaz. Bu kadar kötü bir karakterin doyumsuz olması fazlasıyla korkutucu geliyor değil mi ? Daha korkutucu olan da benim henüz bir şey anlatmamış olmam. Onun içini soğutacak tek canlı yoktu dünyada. Oğluna bile hayvan muamelesi yapan intikamına bütün çocukları alet eden adama içinde biraz olsun iyi yan vardır demek haksızlık olur. Şeytana ruhunu satan adam, yaşadığı zaman zarfında yaptığı hiçbir kötülük hiçbir intikam için üzülmedi. Öylesine kötüydü ki ölürken bile gülümsüyordu. Catherine’i mi gördü dersiniz? Bilemiyorum ama bildiğim tek bir şey varsa. Ölürken bile Catherine’i rahat bırakmayacağı. Bu karakter Cehennemden kovulan ilk adam olabilme özelliği taşıyor desem yeridir. Bugün gerçek dünyadan tam anlamıyla soyutlandığımı iliklerime kadar hissettiğim bir kitabı yarım gün dolmadam bitirmenin şaşkınlığı içerisindeyim. Böylesine akıcı üstelik böylesine insanı kendine çeken bir yapıtı bu kadar bekletmemeliydim. Sevmekten doğan şu korkunç intikama ben de engel olamadım. Ama orada olmuş olsaydım hepsinin yüzüne tükürmeden duramazdım. Kendi dünyasından bir anlığına olsa da ayrılmak isteyenlere… ha unutmadan; “SEVGİNİZ, ÖFKENİZE HER ZAMAN GALİP GELSİN”
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,8bin okunma
··
2 +1'leme
·
36bin Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitabı ben de okudum ve bayıldım, fakat değinmek istediğim konu senin yazındaki büyü... Harika bir kalemin olduğunu daha önce söyleyen olmuş muydu? Kesin olmuştur! Konu akışını çok güzel ilerletiyorsun, insan yazdıklarının arasında kayboluyor. Bu yeteneğini ilerletmen gerektiğini düşünüyorum. Belki bana da bu konuda biraz yardımcı olabilirsin :)
Badee
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim. Seni hayal kırıklığına uğratmayacağımı düşünüyorum. Bir nebze olsa da faydam dokunduysa ve dokunacağını düşündüysen bu yeter bana. Ben de senin devamlı ve daimi okuyucun olmaktan mutluluk duyarım. İyi ki okumak var, iyi ki senin gibi ilerlemek isteyen güzel insanlar var. Hep ol. 💝
Heathcliff acımasız bir karakter ama kitabın sonlarına doğru yaptığı kötülükler için aslında içten içe hep bir vicdan azabı da taşıdığından bahsedilmiş. Nedense son sayfalara kadar hep Heathcliff’te bir değişim olmasını bekledim. Belki de yaşadığı aşkı o kadar kusursuzdu ki bu ondan nefret etmemi engelledi... Oldukça etkileyici bir kitaptı, yorumlarınız da yerinde olmuş. Kaleminize sağlık :)
Kitabı bitirdikten sonra yorumları okumak istedim ve sizin yorumunuza denk geldim gerçekten ne kadar güzel ifade etmişsiniz cehennemden ilk kovulan adam bu kitap için çok iyi bir cümle
Badee
Gönderi Sahibi
Kitabı okumana çok sevindim nidanur :) Herkesin okuması gereken bir kitap bu ve ben de okuyanları gördükçe mutlu oluyorum. Ayrıca incelemem hakkındaki düşüncelerin beni ayrı keyiflendirdi. Teşekkür ederim. Kitap ile kal 🫶🏼
"Nefret, gerçekleşmemiş sevgiden başka bir şey değildir." Bu nasıl güzel bir inceleme daha doğrusu hislerin yansıması olmuş. Yüreğine sağlık Bade'mmmm😍😍😍😍💛💛💛💛
Badee
Gönderi Sahibi
senden bunları duymak çok güzel 💛
Ya elinize emeğinize yüreğinize sağlık. Ne kadar güzel yorumlamissiniz. Kitap kitaplığımda uzun zamandır duruyordu. Sıra gelmemişti. inceleme bizden sonra hemen okuyacağım. Kitapla kalın.