Kitabı bitirir bitirmez hakkındaki düşüncelerimi toparlayabilmek ve sıcağı sıcağına birkaç yorum yapabilmek için kafam ve beynim sulansa da saat 12’yi vursa da bu incelemeyi yazıyorum. Kitap yaklaşık ilk çeyreğinde gayet akıcı ve merak uyandırıcıydı fakat sonrasında baş karakterin (Xeno) bitmek tükenmek bilmeyen kaybolmalarıyla, iyice birbirine dolanan ve kördüğüm olan kurgusuyla içimi sıkmaya başladığını fark ettim. Tasvir edilen mekanlar bitmek tükenmek bilmeyen bir labirentin bölümleri gibi, genişleyen, daralan, sürekli karanlık ve yerin altında oluşu bazı yerlerde ruhumun sıkılmasına sebep oldu diyebilirim. Tüm hikaye boyunca bizim saf Xeno’nun olanların absürtlüğünü iyi niyetiyle yorumlaması ve sonsuz azmi beni yer yer güldürdü. Kitapta ansiklopedi bölümlerinin gerçek bilgiler de içeren muzip bir tarzda yazılması, karakterlerin sanki 15. yy da yaşıyormuşcasına konuşmaları ve bazı matematiksel terimlerin tarihi kökenlerine yapılan göndermeler beni metinde tutan kısımlardı. Bunun dışında kitabın en sonunda bahsedilen rahatsız edici cinsel bölümler ve ucu açık bitmesi benim bu kitabın serisini tamamlamama kararını vermeme yetti :)