Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır.
Bu kitaba puanım 7/10.
"Ben yaptığım eylemi istediğim için mi yoksa onu bir alışkanlık haline getirdiğim için mi yapıyorum?" Kitap bu soruyu soruyor bize aynı zamanda da karakterimize. Bu konuda farkındalık yaratan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tabii ki de kitapta sadece bu yok, şans da var. O gün at yarışında ayağının altına aldığı bilet, kitap boyunca yaşadığı olayların baş nedeni. Nereden bilebilirdi ki o biletin kendisine olağanüstü bir gece yaşatacağını. Biz de bilmiyoruz. Evet, bilmiyoruz. Kazanmaz dediğimiz at bir anda kazanıveriyor. Bu yüzden de hayatımız olağanüstülüklerle dolu değil mi?