Aşk-ı memnu herkesin bildiği, daha doğrusu uyarlamasını herkesin izlediği desek daha doğru olur, bir roman. Bu açıdan aslında karakterleri az buçuk tanımam, olayları bilmemden dolayı fazla heyecanlanmadım diyebilirim. Ama böyle bile kesinlikle sürükleyici bir romandı ve okuyucuyu merak ettiriyordu.
Bu inceleme de aslında olaylardan çok karakterler üzerinde olacak.
Olay hepimizin bildiği gibi Bihter karakterinin zengin Adnan bey ile evlenmesi sonucu onların yalısına gelmesi ile başlıyor. Yalıda Adnan bey ve iki çocuğu Nihal ile Bülent yaşıyor. Bir de Nihal'in annesi gibi olan Matmazel, Şakire Hanım ve kızı Cemile ile Beşir. Ve son olarak da onlarla birlikte kalan Behlül, Adnan Bey'in yeğeni.
Yalıya gelmesi ile birlikte birçok şeyi değiştiren Bihter. Hem Nihal'in nefretini kazanıyor, hem de ondan hoşlanmadığını düşündüğü Şakire hanımları ve Matmazel'i evden gönderiyor. Ama onun da sakladığı bir sırrı var, o da genç ve yakışıklı Behlül ile yasak bir aşk yaşıyor.
Kitabın en başında bize Firdevs Hanım'ın hayatını ve kızlarını anlatıyor. Firdevs hanım zamanında kocasını aldatmış ve kocası üzüntüden vefat etmiş. O da iki kızı Bihter ve Peyker ile yalnız kalıyor. Firdevs hanım hem çok acımasız hem de çok kötü bir karakter bana sorarsanız. Annelik kavramından da oldukça uzak. Kızlarını kendine rakip olarak görüyor. Ve bu kadının tek derdi yaşlanmamak, yaşlanmamak ve yaşlanmamak.
Firdevs hanımla anlaşmasına şaşırmadığım bir diğer kötü karakterimiz de Behlül. Gerçekten okurken en çok sinirlendiğim ve şaşırdığım kısımlar Behlül aitti. Bana sorarsanız Behlül kocasını aldatan Bihterden daha az aşağılık bir karakter değil. Daha yeni doğum yapmış evli bir kadına bile asılabilen bu karakterimiz ilerleyen bölümlerde Bihter'i aldatmasına rağmen Bihter'in onu affetmesine iğrenerek bakabiliyor. Behlül o kadar bencil bir karakter ki kendi zevki ve eğlencesi için her şey hiçe sayabilir. Kendine Bihter'in ilk ve tek aşkı olduğunu söylüyor ama yine kendini düşünüp bir şeyleri düzeltmek için mini mini Nihal'le evlenmeye karar veriyor. Ama bunu yaparken de sadece ve sadece kendini düşünüyor.
Dizisini küçükken çok fazla izlemedim sadece internette dönen esprilerden falan bildiğim kadarıyla sevilmeyen Nihal karakteri aslında kitaptaki en masum ve en tatlı karakter. Yaşadıkları gerçekten kolay şeyler değil ve maalesef kötü bir kadın olan Bihter de ondan çok hoşlanmıyor ve onun sevdiği her şeyi tek tek ondan ayırıyor.
Bu yüzden Nihal'in ağlamaları, bayılmaları aslında şımarık bir çocuğun davranışlarından çok bana kırılgan bir genç kızın davranışları gibi geldi. Ayrıca dizideki gibi bence Nihal başından beri Behlül'e aşık falan değildi. Sonunda yine kendi kendine olayları fark etmesi de onun ne kadar akıllı bir kız olduğunu da göstermiş oldu.
Onun dışında başından beri üç maymunu oynayan Adnan bey ise bence hak ettiğini buldu. Kendinden yaşça büyük ve onunla yalnız para için evlendiği açıkça belli olan bir kadın için kızından ve evinden koptu. Ve bu kopmaya, bu dalgınlığa o kadar alışmıştı ki, belki de Beşir gelip olanları anlatmasa Adnan bey hiçbir şey çakmadan böyle devam ederdi.
Beşir ise gerçekten çok saf seven birazcık aptal bir aşığımızdı, sonunda bu iyi çocuğun bu tatlı çocuğun kalbi olanlara dayanamadı. Ve imkansız aşkı kalbinde, aramızdan ayrıldı.
Aslında bence kitabının ana karakteri olan Bihter'e geldiğimiz zaman da, kendisi bana sorarsanız gerçekten kötü bir karakterdi ve bu kötülüğünün sebebi yıllar boyunca Firdevs hanımla yaşamasına kaynaklanıyor olabilir. Çünkü Firdevs hanım da çocuklarını sevmeyen onları birer rakip gibi gören kötü bir kadındı.
Bihter başından beri aslında annesi olmamak için uğraşıyordu. Ama ister inanın ister inanmayın o yalıda Bihter gerçekten yalnızdı. Onu kimse sevmiyordu ve Bihter yıllardan beri alışkın olduğu bu duyguydan kurtulmak istedi. Belki de bu yüzden Behlül'e yanaştı. Behlül onu aldattığında affetti çünkü gerçekten birine ihtiyacı vardı ve burada Behlül'ü bir kukla olarak kullandı. Ki Behlül de bunu fark ediyordu kitabın bir bölümünde. Son kısımda Nihal'e Behlül'ün evlenmesine karşı çıkmasının sebebi de yine Behlül'e deliler gibi aşık olduğundan değil de, Nihal'i sevmediğindendi bence. En sonunda yine intihar etmesi de Behlül ile alakalı değil yıllardır gördüğü yaşadığı annesi olmamak içindi. Aynadaki görüntüsünden korktu çünkü aynada kendini değil Firdevs hanım görüyordu.
Yazar burada bize Bihter üzerinden çok güzel dersler vermiş, ne kadar zengin olursanız olun, ne kadar mücevherlere sahip olursanız olun sonunda yine sevilmeye sevmeye ihtiyaç duyuyorsunuz. Çok lüks deniz manzaralı yalılarınızda da geceleri yapayalnız ağlayarak uyuyabilirsiniz.
O yüzden çevrenizde sizi seven insanların, zümrüt takımlardan daha değerli olduğunu unutmayın. Onları sevin ve onların da sizi sevdiğini hissedin.
Keyifli okumalar!
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil