Puan vermedi·238 syf.··
2021 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 15:08
PUSLU KITALAR ATLASI Arka kapaklar, kitap hakkında ön bilgiye sahip olmamız açısından önemlidir fakat bazı kitaplarda, kitabın tüm sırrının bozulduğunu veya heyecanın kaçmasına sebep olduğunu düşünüyorum. Bunun en büyük örneğini Zülfü Livaneli - Mutluluk kitabında yaşamıştım. Puslu Kıtalar Atlası'nda da eğer arka kapağı okumamış olsaydım baş karakterin kim olduğunu veya olayın kimin üzerinden gideceğini en başından anlamam zor olacaktı. Kitabın sadece bir bölümünde karşımıza çıkan karakterlerin bile ayrıntılı hikayeleri ve bulundukları duruma gelmelerine sebep olan olayları anlatması sebebiyle baş karakteri tahmin etmek zor olurdu. Tabi ki kitabın arka kapağında yazdığı için kitaba başlarken biliyordum kim olduğunu. Bu yüzden heyecan unsurunda bir eksilme yaşadım diyebilirim. Yan karakterlerin hikayelerini ayrıntılı okumak, bir önceki okuduğum karakterden veya olaydan beni kopardı. Sanki farklı farklı kitaplar okuyormuşum havası verdi. Tabi ki karakterin hikayesinin sonunda ana olaya nasıl bağlandığı yazılmış fakat okumaya başladığımda farklı bir kitaba geçmiş gibi hissetmekten kendimi alıkoyamadım. Tarihi bir kitap fakat yazarın tarihi yeniden kurgulaması diyebilirim. Fantastik bir kitap olduğu söyleniyor, alışılmış fantastik kitaplar gibi bunun gözümüze sokulmasını isterdim. Daha doğrusu kitabın konusu fantastik bir olay üzerine fakat buna fantastik olay demek bana biraz garip geldiği için bir fantastik kitapta daha çok fantastik denebilecek unsurlar görmek isterdim. Söylendiği şekilde yazılan yani halk arasında telaffuz edildiği şekilde yazılan kelimeler vardı ve o kelimeleri okurken burada ne demek istiyor diye düşündüm. Kitapta Rendekar olarak geçen Descartes'ın "Düşünüyorum öyleyse varım." sözü üzerinde çok duruluyor. Metot Üzerine Konuşma adlı Descartes'a ait kitabın "Zagon Üzerine Öttürme" diye geçmesine çok güldüm. Hatta bu kitabın o kitap olup olmadığına hala emin değilim. Kitabın tarihi, felsefi ve fantastik yönleri bulunduğunu söyleyebilirim. İçinde geçen yabancı kelimeler (Arapça, Farsça) bazı kişileri rahatsız etmiş daha doğrusu sürekli anlamlarına bakmaktan kitaba odaklanamadıklarını dile getirmişler fakat ben birkaç kelime hariç bakmadım. Bakmamamın sebebi biliyor olmam değil, kitabım gidişatından bir çıkarım yapabilecek olmamdı. Garip bir kitap olarak tanımlamak istiyorum Puslu Kıtalar Atlası'nı. Olayların gidişatı, absürtlüğü kitabı benim açımdan garip yapan etkenler. Akıcı ve eğlenceliydi. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.