Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 19 Temmuz 2021 20:12 Hayvan Çiftliği, bulundukları çiftlikte kendilerini sömürüdüklerini düşündükleri için insanlara başkaldırıp çiftlik yönetimini ele geçiren hayvan topluluğunun bu başkaldırış sürecini ve insanlardan nefret ederken nasıl bir insan karakterine büründüklerini anlatan bir kitap.
Yeterince akıcıydı,anlaşılırdı ve kısa sürede bitebilecek olan bir kitaptı. Daha doğrusu bana göre kitap ortalara doğru daha çok akıcılaşmaya başladı.
Kitabın konusuna gelirsek, Bay Jones Beylik Çiftliği'nin sahibidir. Bu çiftlikte bulunan hayvanlar yaşamlarından hiç memnun değildir. Bir gece Bay Jones uyuduktan sonra Koca Reis adlı domuz bütün hayvanları yanına toplar ve ilk olarak fazla ömrünün kalmadığından söz eder. Daha sonra gördüğü rüyadan bahseder. Rüyasındaysa bütün insanların yok olduğunu ve hayvanların çok mutlu bir hayat sürdürdüğünü görmüştür. Bütün bunları hayvanlara anlatır ve başkaldırışın gerekli olduğunu söyler. Koca Reis üç gün sonra uykusundayken huzur içinde ölür. Biraz zaman geçince hayvanlar ayaklanmaya karar verirler ve başarılı da olurlar. Bay Jones çiftlikten kovulur ve çiftliğin yeni adı Hayvan Çiftliği olur.
Hayvan Çiftliği'nin zeki olanları domuzlardır. Bu nedenle domuzlar çiftliği ve diğer hayvanları yönetmek ve denetlemekle sorumludur. Domuzlardan en zeki ve en çok fikir sahibi olanlar Snowball ve Napoleon'dur. Domuzlar çalışmalar sonucu temel ilkeler belirler ve bu kurallar hayvanlar tarafından kabul edilir. Bütün hayvanlar da yavaş yavaş bu düzene alışmaya başlar. Bir gün Jones ve adamları çiftliği geri almak için baskın yapsa da kazanan yine hayvanlar olur.
Zamanla Snowball ve Napoleon arasında anlaşmazlıklar çıkar ve yine böyle bir tartışmada Napoleon köpeklerini Snowball'un üstüne salar ve Snowball çiftlikten kaçar bir daha da geri dönemez. Böylece çiftliğin başı yalnızca Napoleon olur. Hayvanlar koca bir yıl durmadan çalışırlar. Her şey gelecekleri içindir.
Napoleon ise zamanla kuralları değiştirir ama hayvanlarla öyle bir konuşur ki duyan da dünyanın en iyi şeyini yapıyor sanardı. Hayvanlar da hemen kanıp Napoleon'a hayran kalırdı. Zaman geçtikçe domuzlar Jones'un evine yerleşirler. Hayvanlar buna biraz itiraz etse de domuzlar açıklamalarla yine kendilerine inandırırlar ve öyle bir zaman gelir ki hayvanlar Napoleon'un bahçede Bay Jones'un kıyafetleriyle gezmesine, piposuyla dolaşmasına şaşırmazlar.
Bir akşam çiftliğe çiftçiler gelir ve çiftçiler her şeye hayran kalır. Akşama doğru gelen kahkaha sesleri arttıkça hayvanlar merak eder ve olan biteni bahçeden izlemeye başlarlar. Çiftçilerden biri esprisini patlatır: "Sizler aşağı kesim hayvanlarla uğraşmak zorundaysanız bizler de aşağı kesim insanlarımızla uğraşmak zorundayız." Bu espriyle masadaki herkes kahkaya boğulur. Çiftliğin adı yine Beylik Çiftliği'ne döner. Diğer hayvanlar da bir insanlara bir de domuzlara bakar ama bir fark göremezler.
Bana göre kitapta fazlasıyla mesaj var. Otorite, güç ve iktidar kelimelerine değinip etkilerini göstermeye çalışan bu kitabın güncel nitelikte bir eser olduğuna inanıyorum. Okuyan herkesin de birtakım içgörüler kazanacağını da düşünüyorum.