Puan vermedi·128 syf.··
2021 27. kitabı
“Burada düello yapılmaz. En azından siz, siz öğrenim gören gençler yapamazsınız. Atın tabancalarınızı. Sakinleşin, barışın, ellerinizi uzatın birbirinize. Nasıl? Bu, toprağın tuzu, geleceğin zekâsı, ümitlerimizin tohumları olurdu. Ve bu kendisini delice şeref ilmihâlinden ve onun orman kanunlarından kurtaramıyor mu? Kapleriniz hakkında pek bir şey söylemek istemiyorum ama aklınızı pek az şereflendirir. Siz ki, gençliğinizin yetiştiricisi olarak Hellas’ın diline ve bilgeliğine ve Latinceye sahipsiniz ve genç ruhunuza güzel Antiğin bilge ve asıl parıltılarının erkenden düşmesini paha biçilemez dikkatle taşıyorsunuz. -Şövalye şerefinin yasasını, yani akılsızlığın ve vahşiliğin yasasını yaşam ilkesi yaparak mı başlayacaksınız?” • • Neden bir sayfanın yarısını yazdın Sude, diye sorabilirsiniz. Çünkü bu paragrafın sunilikten uzak ve gerçekliğin işaretlerini taşıdığına eminim. Biz gençler ve genç nesillerin yetiştiricisi olarak, biraz tehditkâr biraz da şefkatli bir alıntı tam yerinde olurdu. Nietzsche’nin kelimeleri en kolay kullandığını eserlerindendir. Sebebi içerisinde konferans konuşmaları ve mektuplar olmasındandır. Diyaloğu, aforizması her zaman ki gibi hallicedir. Pala bıyıklı bu sefer eğitim ile karşımızda. Alman eğitimcilerin, eğitim sisteminin, klasik eğitimin, geleceğin neslinin eğitim anlayışın nasıl şekillenmesi gerektiğinin… Deha öğrencinin -farklı olanın- gürültüden ve beraberlik anlayışının sorunlarını sentezlemesi ve bunlardan sıyrılarak yolunu nasıl çizmesine Nietzsche ile şahitlik edebilirsiniz. Daha doğrusu Nietzsche’nin bize aktardığı bu kurgu dolu konferans ile. Yazımın başında sunduğum paragraf, Nietzsche ve arkadaşlarının bu kitapta katıldığı konferanstan bir parça. Nietzsche’nin bir öğrencisi olsaydım ve merak ettiklerimi sorma şansım olsaydı, bu kitaptaki sorular ile eşdeğer olurdu. Nietzsche’nin eğitim anlayışı ve aydınlatmasını bir solukta okuyabilirsiniz. Son bölümde mektuplar bölümü var. Kız kardeşine yazdığı mektubun altını çizdim. Wagner’e olan hayal kırıklığı. Ona ait olmayan dünyayı keşfetmesinin hesaplaşması o satırlar. Eğitimin anahtarı, kayıp kapıları, eksik parçalarını -Alman eleştirisi olarak- Nietzsche’nin gözünden görmeye ne dersiniz? Alman eleştirisi diyorum lakin bizim vaziyetimiz de pek eksik kalmıyor. “Faydacılık, makam sahibi, hızlıca mevki sahibi olma zaafı.” Tanıdık gelmiştir.:) Ana dili kullanımımız, yazım kurallarını bilme kabiliyetimiz. Bunlar keyfi yahut özel beceri gerektiren konular değildir. Dilin korunması, kişinin birikiminin neticesi ve emniyeti açısından son derece önemlidir. Nietzsche’de böyle düşünüyor. Onunla anlaşamadığımız tek konu; pesimist zamanları.:) • • “Ey benim sevgili ve iyi dostum! Ağustos güneşi üzerimizde, yıl akıp gidiyor. Dağlar ve ormanlar sessiz ve sakin. Ufkumuzda şimdiye değin benzerini görmediğim düşünceler yükseliyor.” Kitapla ve merakla kalın. Merakınız haddini aşsın.:)
Felsefe
Gelecekteki FelsefeFriedrich Nietzsche · FOL · 201986 okunma
·
728 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.