Âh edebiyatın üstadı... Reşat Nuri Güntekin ...
Reşat Nuri Güntekin’den okuduğum 2. kitap Dudaktan Kalbe oldu. Yazarın daha önce Çalıkuşu kitabını okuyup çok memnun kalmıştım. Dudaktan Kalbe’de enfes bir eser olarak çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Bu gidişle Reşat Nuri’nin birçok kitabını okuyacağım sanırım, muhteşem bir dili ve anlatım tarzı var. Hayran kalmamak mümkün değil...
Dudaktan Kalbe’nin dizisi/filmi var mı bilmiyorum ancak bu kitaptan müthiş bir dizi çıkar :D Olay örgüsü o kadar birbirine bağlıydı ki o merak, o heyecan, o şaşırmalar her sayfada aynı etkiyi yaratıyordu. Çok sürükleyici, olay örgüsünün muazzam olduğunu demezsem haksızlık etmiş olurum.
Kitabı çok hızlı da bitirebilirdim fakat ben sindirerek okumak istedim. Çünkü kitabın dili, anlatımı, edebiyatı çok güzeldi. Buram buram eski kelimeler, buram buram edebiyat kokan bir kitaptı.
Karakterler hakkında birkaç bir şeyler de eklemek istiyorum. Çok aşırı sevdiğim hiçbir karakter olmadı, ancak ve ancak Lâmia’ya çokça üzüldüm, bir zamanlar ona kızdım ama en sonunda gururunu ayaklar altına almadı canım kızım... Kenan’a olan nefretim hep devam edecek. O karşımda olsa “Son pişmanlık hiçbir şeye yaramaz.” derdim.
Kitabın finalinde herkes hak ettiğini buldu bence. :)
Bu muhteşem eseri kesinlikle öneriyorum, okuyunuz efendim... ;)
Kitaplı günler dilerim...