Uzun uzun yıllar öncesinden bize; Buhara-Harezm hattındaki Nakşî rehberlerinin hayatlarından kesitler sunuyor, aynı zamanda bu büyük maneviyat yüklü insanlarla; Moğollara, Selçuklu Devletine, Osmanlı Devleti’nin kuruluş sancılarına, bir devlet kurulurkende, yıkılırkende yanlarında nasıl maneviyat dolu dualar bulundurduklarına şahitlik ediyoruz..
Yazarın kalemi ile ilk defa tanıştım. Anlatısı, tanıdık olduğum bir yazara çok benziyor, lakin olaylar, isimler eski Türk isimleri olduğu için aklınızda tutmakta biraz zorlanabilirsiniz, bu sebeple sizden ricam okurken tüm benliğiniz ile dış dünyadan soyutlanmanız, mümkünse sessiz sakin bir yerde okumaya çalışın, başlarken; RABB’im idrakımı genişlet diye de bir dua ettiğinizde, kitabın içerisinde yaşar gibi okumaya başlıyorsunuz
Eğer Nakşîben’diliği, tasavvufu, eski zamanda Buhara ve Harezm şehrini, Hz. Mevlâna’nın hikayesini, Selçuklu Sultan’ının yaşadıklarını, büyük komutan Celâleddin’in hayat hikayesini okumak isterseniz size şiddetle bu kitabı tavsiye ederim.. Hikayelerden takip ettiyseniz biliyorsunuzdur, nefsinizin hiç hoşuna gitmeyecek bir eser AzizanAyşe Rahşan Gürel