Dünyadaki tüm kötü şeylerin yegane kaynağı erkektir gibi görünür. Cinayeti en çok onlar işler, savaşları en çok onlar yapar, ülkeleri en çok onlar yönetir, siyasetin kirli oyunlarını en çok onlar bilir, tecavüz yine onların işi, kavgaya dövüşe yıkıp dökmeye dair ne varsa onların ilgi alanına giriyor sanki... Tuhaf ama hep merak etmişimdir bir ülkeyi sadece kadınlar yönetseydi, anaerkil bir toplum yapısı ve devlet düzeni olsaydı, kısacası testosteronun tüm etkilerini yeryüzünden silebilseydik acaba ne olurdu? İşte bu kitap tam tahmin ettiğim şekilde sundu bana bu ütopyayı. Annelik, doğaya saygı, hayvana sevgi, çocuğa eğitim, devlet yönetiminde tutarlılık, halkta dinginlik, herkeste sükunet. Tam bir Kadınlar Ülkesi! Erkeksiz, hırssız, rekabetsiz, kıskançlık olmadan kadın birliği, beraberliği ve dayanışması... Hayali bile güzel geliyor kulağa. Terry, Jeff ve Vin keşke hiç ayak basmasaydınız o güzelim topraklara!