·230 syf.····Okunma: 20 Ağustos 2021 01:53 İlk kitaptan yeterince verim alamayıp yaşadığım hayal kırıklığının hemen üzerine büyük ümitlerl kitaba başladım. 107 sayfa boyunca Elio'nun babasının, kendisinin yarısı yaşında ki genç bi kadınla yaşadığı ufak ama bi o kadar 'ciddi' aşkı okudum. Trenle Elio'nun yanına giderken trende bir kadınla karşılaşıyor(Miranda) ilk olarak neden sinirli olduğunu sorup sohbete başlıyorlar. Daha önce hiç tanımadıkları bir insanla yaşanılan bu sohbet Miranda'nın babasının evine kadar devam ediyor ve akşamına yatakta son buluyor. 107 sayfa boyunca bu gereksiz ve oldukça garip gelen aşkı okuduktan sonra Elio geliyor. Oliver'ı atlatamamış olan Elio piyanoda uzmanlaşmış dersler ve konserler vermekte. Kilisede gittiği bi konser sırasında Michel ile tanışıyor. Kendi yaşından 2 kat dahabyaşlı olan, yaklaşık 60 yaşlarında bir adama karşı cinsel bir çekim duyuyor. Elio adamı babası gibi görürken, Michel de oğluyla olan sorunlarının yerine Elio'yu koyuyor. Ne kadar da sağlıklı bir ilişki öyle değil mi? Nasip etme cinsinden. Elio, Michel'in babasının geçmişinde ki bir gizemi araştırırken oldukça yakın oluyorlar asla bitmeyecek bir aşkın temelleri atılıyor. Daha sonra bölüm bitip sıra Oliver' a geliyor. Bakın burayı iyi dinleyin en iğrenç kısım burası. Oliver eşi ile bir davet verirken davette bulunan bir kadın ve bir erkeğe karşı inanılmaz bir çekim duyuyor. Ama tabii ki kalbinde asla bitmeyen Elio aşkı ve verdiği kararın pişmanlığı. Karısı ile aynı çatı altındayken bu iki insanla yaşadığı samimi dakikaların arasında Elio hakkındaki düşüncelerine açıkçası ben pek de ''AŞK'' diyemedim. Davette bulunan bu iki insan nasıl olduysa Oliver'a karşı koyamıyorlar ve herkes geceden beklediği cinselliği alamamış üzgün bir şekilde ayrılıyor ve Oliver Elio'yu düşünerek dizini dövüyor. Daha sonra yeni bölüne geçip 230 sayfa boyunca beklediğimiz Elio ve Oliver'ın mükemmel aşkına kavuşuyoruz neyseki ve ''MUTLU SON''. Yani tamam mutlu son olsun ister herkes ama Michel nerede? Oliver ile eşine ne oldu? Bunları bir tek ben düşünmüş olamam değil mi? Ha bi de Miranda'nın çocuğu yani Elio'nun erkek kardeşine sanki kendi çocuklarıymış gibi sahip çıkıyorlar. İlk kitapta aşkı iliklerime kadar hissedememişken bu kitapta aşktan adeta soğudum. Kitabın popülaritesine güvenerek bölük pörçük yazılmış hikayeler arası arası bağlantılar kurulamamış belki de atlanılmış bir saçmalıklar silsilesiydi benim için.