Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 28 Ağustos 2021 10:44 Bu kısa roman siberpunk örneği bir eser. Yüksek teknolojik imkânların olduğu ortamlarda hayat kalitesinin düşmesi olarak belki düşünebiliriz siberpunku. John Shirley de bu konularda yazan, üreten bir yazarmış. _mış diyorum çünkü ben de bu kitabı okuyana dek bilmiyordum yazarı.
Kitap güzel, iyi; abd'de gelecekte arizona eyaletinin bir şirket tarafından fiili anlamda podlara bölünmüş gerçek hapisaneler zincirine dönüşmesini anlatıyor; hapisanelerdeki yönetim anlayışının cezaların infazı ya da ıslah amacı değil, her türden yozlaşmanın doyurulduğu ama elbete dışarıya güzel imajlar çizerek var olduğu, günümüz dünyasından farklı olmayan zamanları anlatıyor. Nihayetinde bütün meselenin aslında insanın insana ve insan olmayanlara yaptıkları ve her şeyin insanın güç, iktidar saplantısından meydana geldiğini anlatıyor bir çok kitap, bu kitap da dahil. Kitabın sonunda yazarın konuyla alakası önerileri var: yazar doğanın ve hayatın korunması adına doğal tabular geliştirilmesi gerektiğini öne sürüyor. Bu tabuları sıralıyor ve kısa bir şekilde açıklıyor. Kitabın son kısmında yazarla yapılan bir söyleşi de var.
Sonuç: ilgi çekici bir eserdi. Gelecekte şirketlerin devletleşmesi teması yeni bir tema değil, sonsuz kârın amaç ve saplantı haline gelmiş olmasının sonuçlarını küresel iklim sorununda (sadece hayvan tüketiminin bu soruna olan etkisini düşünürsek dahi )görebiliyoruz. Yani o zamanlar aslında bu zamanlar. Okuduklarımız, izlediklerimizi birebir değil, ama benzer şekillerde görebiliyoruz ve tecrübe ediyoruz. Yazar bu konuyu şehirlerin, devletlerin hapisaneye dönüşmesi ve hapisanelerin şirketlere ait olması benzetmesi ile neler yaşandığına ya da nereye doğru gidildiğine dair karamsar bir gelecek vizyonuna dönüştürüyor. Elbette John Shirley'nin itirazı, eleştirisi ABD'ye dair. Ama artık burası da orası gibi veya buralar ya da başka yerler de birbirinden çok da farklı değil.