·376 syf.····Okunma: 27 Ağustos 2021 13:16 Ah bu Amerika... Tüm dünyaya bela olup, kendileri yazıp kendileri oynuyorlar. Sonra da dünyanın en mağdur insanları oluyorlar. Neyse serzenişlerimi dile getirdikten sonra gerçek dünyadan kurgu dünyasına geçiş yapıyorum.
Ben bu kitabı seneler önce kapağını beğenmediğim için almamıştım. Hâlâ var mı bilmiyorum ama Penguen Kitabevi'nin kendi yayın grubuna 10 TL indirimleri olurdu. Ne çok kitap aldım o indirimlerden. Bu kitabı da hep orada görürdüm. Kapağı değişmekle çok iyi yapmışlar, evet bazen konu ve yazar kadar kapak da okumama etkili oluyor.
Herkes övünce ben de artık alıp okumaya karar verdim, iyi de yapmışım.
Kitabın konusu aslında klasik başlıyor. Fern, kendisini daima çirkin hissetmiş, çocukluğundan beri de ona çirkin olduğu hissettirilmiş bir kızdır. Ambrose ise lise ve güreş takımının uzun boylu, kaslı, yakışıklı gencidir. Yani kasabanın silik kızının popüler çocuğuna olan platonik aşkı.
Geldik baştaki girizgahı neden yaptığıma. Kitap 11 Eylül saldırılarının olduğu zamanda geçiyor. Tüm kasaba halkı Ambrose'dan güreş alanında daha büyük başarılar kazanmasını beklerken o askere yazılarak Irak'a gidiyor. Her şey "Tersyüz" oluyor, arka kapakta yazan "Modern Çağın Güzel ve Çirkin'i" hikayesini de böylece okumaya başlıyoruz. Fakat kitabı bence özel kılan bir karakter var ki okumaktan büyük keyif aldım. Fern'in kuzeni Sevgili Bailey. Onun yaşama sevgisi, yaşadığı zorluklara karşı mücadelesi, asla yılmaması kitabın klasiklikten sıyrılmasına sebep olmuş.
Ben kitabı sevdim güzeldi. Zaman zaöan güldüm zaman zaman hüzünlendim, farklı duygulara sürüklendim.
#tersyüz #amyharmon #yabancıyayınları #makingfaces