4/10
·504 syf.··
2021 88. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2021 08:25
Normalde inceleme yazarken olabildiği kadar alıntı paylaşmayıp sadece kendi cümlelerimle düşüncelerimi ifade etmeye çalışırım ama bu kitap için pek mümkün görünmüyor. <Bir gün vücudunda biraz kırıklık hisseden Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri: “Ya Rab, bana âfiyet ihsan eyle!” diye duâ etti. Bunun üzerine derhal gaipten bir ses: “Ya Cüneyd! Sana ne oldu ki benimle benim mülküm olan vücudun arasına girerek âfiyet talebinde bulunuyorsun?” diye seslenip onu kınadı.> Buradaki ilginç rivayeti okuyunca benim aklıma zahiren kitaptaki alıntıyla zıt gibi görünen birkaç hadisi şerif gelmişti. "Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabb'inden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin." Tirmizî, Daavât 149, no: 3607, 3608. "Allah Teâlâ Hazretleri hastalığı da ilacı da indirmiştir. Ve her hastalığa bir ilaç var etmiştir. Öyleyse tedavi olun. Ancak haram olan şeyle tedavi olmayın." [Ebu Dâvud, Tıbb 11, (3874).] <Kutsal kitap Tevrat’ta da şu ilâhi beyan vâki oldu: > Bizim kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'dir. Belki de kitabın diğer baskılarında aynı cümle geçmiyordur. <Cenâb-ı Yezdan'ın rahim ve rahmân olduğunu bildikten sonra.. > <Ey gece karanlığında gizlice dua edip medet ve yardım isteyen biçarelere inâyet eden Yezdan!> "Yezdan" kelimesiyle ilk defa karşılaştığım için anlamını bilmiyordum. Kelimenin anlamı TDK'ya göre; Zerdüştlerin iyilik tanrısı. 'Allah' için aynı kelimeyi kullanmanın caiz olmadığını bilmek için alim olmaya gerek olmadığını sanıyorum. Yinede birinin aklına takılırsa ilim ehline sorabilirsiniz. <Bu arifler zümresi; daima fakirliği zenginliğe, şiddeti rehaya, zilleti izzete, marazı sıhhate tercih ederler.> Hz. Hüseyin'in "Zillet bizden uzaktır!" diye bir sözü vardı öyle değil mi? “Kuvvetli mümin, zayıf / güçsüz müminden daha iyi, daha üstün ve Allah’a daha sevimlidir.”(Müslim, Kader, 34; İbn Mace, Zühd, 4168) <Nefse hafif gelen amelleri seçmek, hakikat erbabına göre kalbin manevî nifakın­dan sayılarak itibardan uzaktır.> Kişinin nefsine zulmetmesi muttakilik değildir. Biz nebevi sünnetten bunu öğrendik. "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iki şey arasında muhayyer bırakıldı mı, `günah olmamak kaydıyla, mutlaka en kolay olanı tercih ederdi.` Eğer kolay olan herhangi bir günahı gerektiriyorsa, o zaman, ondan halkın en uzak duranı olurdu." (Buhari, Menakıb 23, Edeb 80, Hudud 10) <Cüneyd-i Bağdâdi hazrederinin istiğrak ve tecellî zamanında “Cübbem'in altında Allah’tan başka bir şey yoktur!” demesi ve bazı büyüklerin “Levh-i mahfuz benim, kalem benim!” buyurması bu konuda açık bir misaldir.> Cüneydi Bağdadi'nin böyle bir sözü yoktur. Kitapta bu tür sözler aktarılırken belki de basım hatası yüzünden birçok yer birbiriyle çelişiyor. Konuyla ilgili olarak bazı alimlerin sözleri: Gazzâlî “fenâ” mertebesine eren sûfîlerin “sekr” halinde iken müşahede ettikleri varlığın dışındaki bütün varlıkları yok saydıklarını ve yaşadıkları yüksek vecd hali sebebiyle bazan hulûl iddiasında bulunduklarını belirtip bunu hayalden kaynaklanan bir yanılgı olarak değerlendirir (İhyâʾ, II, 291) Süyûtî de Gazzâlî’ye atıfta bulunarak sûfîlerin vecd halinde söyledikleri sözlere itibar edilmesini doğru bulmaz ve bir anlamda onları mâzur görür (Tenzîhü’l-iʿtikad, vr. 201a-202a).  Sülemi, "Tabakatu's-sofiye"sinde (s. 307-311) Hallac hakkında şöyle demektedir: "Mutasavvıflar onun hakkında farklı görüşte dirler. Çoğu onu reddetmiş ve tasavvufun dışında kabul etmişlerdir. Bazıları onu kabul etmiştir. Ayrıca bkz. Ravzatü'l-cennat, s. 236. Ali ibnü'l-Enceb es-Sai, "Ahbarü'l Hallac" adlı eserinde Ebu Muhammed el-Cisri'den naklen şöyle dediğini nakletmektedir: "Cüneyd'i gördüm. Hallac'in aleyhinde konuşuyordu. Amr b. Osman el Mekki, Ebu Ya'kub en-Nehrcuri, Ali b. Sehl el İsfehani ve Muhammed b. Davud el-İsfehani de aynı şekilde onu zemmediyorlardı." Tekrardan söylüyorum benim kitapla ilgili şahsi bir kanaatim bulunmamaktadır. Yalnızca olmazsa olmaz bir kitap olarak görmüyorum.
Tasavvuf
Tasavvufî HikmetlerAtaullah İskenderi · Kurtuba Kitap · 20161,530 okunma
·
1.304 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bir an önce okumak istediğim bir kitaptı. Hatta her gün elimden geldiğince Hikmet-i Ataiye sohbetlerinden bir tanesini dinliyorum. Dersi yapan hoca da çok güzel anlattığı için kitaba karşı büyük bir istek uyandı bende. Kitabı okurken incelemenizi dikkate alarak okuyacağım 🌼 Bu arada ara ara gelip incelemelerinizi okumak istediğim bir profiliniz var:) son olarak İbn Teymiyye hakkında okumamı tavsiye edeceğiniz bir kitap var mı? Kendisi hakkında çok şey söylendiği için onunla ilgili belli bir kanatim yok. Bu yüzden de merak ediyorum.
Kübra︎
Gönderi Sahibi
İlgin için Allah razı olsun kardeşim 🍀 Belki kitapla ilgili sorun yayınevinden kaynaklı çeviri hatası olabilir. Fırsatım olunca aynı kitabı farklı bir yayından okumayı düşünüyorum. İbn Teymiyye her insan gibi hataları olabilen kimi zaman yanlış anlaşılmış kimi zamanda iftiraya uğramış bir alim. İbn Teymiyye'de Tasavvuf kitabını önerebilirim :) Yazar kitapta İbn Teymiyye’nin sanıldığının aksine tasavvuf düşmanı olmadığının üzerinde durarak yanlış anlaşılmaları düzeltme gayreti içinde.
Tasavvuf' ta daima kişileri ululaştırma mantığı vardır. Günümüzde kendilerini tasavvufun önde gelenleri olarak nispet eden kişilere baktığımız zamanda bunu açıkça görüyoruz. İnsanlara Allah cc ulaşmaları için kendilerinin aralarında köprü görevi gördüğünü ima ederler. Hatta ima etmekle kalmaz "Allah cc birşey istemek için benim seviyeme gelmen lazım" diyerek, kişiye kendilerinin takva olarak üstün olduğunu hissetirme gayretine düşüyorlar. Hâliyle "Allah'dan birşey isteyecekseniz, önce bana dua etmeniz ya da diğer adıyla rabıta yapmanız lazım" diyerek kendilerini herşeyin önüne alıyorlar. İbadetin yanlızca Allah cc yapılması gerektiğini bildikleri halde kendilerini öne alarak kişilerin Allah'a karşı bilerek veyahut bilmeyerek şirke düşmelerine sebep oluyorlar. Bugün insanlar akın akın bu yolda ilerliyorlar. Oysa bizim dinimizin böyle birşeyi emretmediği, üstünlüğün ancak takva da olduğunu, takva'nın da kimde olduğunu yalnız ve yalnızca Allah cc bilir. Makam ve mevki peşine düşmüş hak olanı gizleyenlerin oluşturduğu bir grup olarak adlandırmamız daha doğru olacaktır. Hâliyle bu tarz içerikte olan kitaplar insana faydadan çok zarar verebilir. Dinini tam bilmeyen bir kişi bu tarz kitapları okuduğu zaman dinin kitapta yazıldığı gibi olduğunu düşünüp İslâm ı böyle anlayabilir. Allah CC dua etmek yerine önceliğini bu kişilere vererek çok büyük günahlara girebilir. Rabb'im ayaklarımızı dini üzerine sabit kılsın inşallah 🤲.
Kübra︎
Gönderi Sahibi
Çok doğru söyledin. İçlerindeki bidatları saymazsak iyi yönleri olmakla birlikte büyük oranda kötüye kullanılıyor. İnsanların bu tür kurumlara bağlılık dereceleri ise ne akla ne de vicdana uymayacak düzeyde. Bu yüzden olumsuza yakın bir söz söyleyince paylaştığımız delillere bile bakılmadan bir takım etiketlerle yaftalanıp mimleniyoruz.
Kıyas ettiğiniz kısımlar benim de dikkatimi çekti okurken ama belki verilen mesajı iyi anlayamamışımdır diye düşünmüştüm. Yine de dua etmek konusunda insanı engelleyen bir düşünceyi örnek almak doğru olmaz zannediyorum. Yazılanların hikmeti başka ise de onu anlayabilmek ümidi ile...
Degerlendime için teşekürler dikkatli bir okuyucu oldugunuz için güzel bir yorum ve karşılaştırma yapmışsınız