Puan vermedi·647 syf.····Okunma: 05 Eylül 2021 11:17 SPOILER İÇERİR
Güller ve Dikenler Sarayı serisinin ikinci kitabı olan Kanatlar ve Küller Sarayını da bitirmiş bulunuyorum büyük bir zevkle. İlk kitaptaki çatışmalar bunda yok hatta karakter gelişimi çok iyi verildiğini düşünüyorum çok dengeli ve mantıklı ilerledi özellikle de karakterler arasındaki gerilim arttıkça. Gelelim konuya;
İki erkek, iki saray arasında gidip gelen ve Dağın Altı'ndan sonra eskisi gibi olmayan Feyre, psikolojisi çökük bir şekilde yaşıyor ve Bahar Sarayında Tamlin'in takıntılı korumacı davranışları onu boğuyor; en çok istediği şeye sahip olmanın eşiğindeyken şüpheye düşmesiyle Rhys'in onu kendi sarayına kaçırması bir oluyor. Bir yandan Rhys'in bir nevi kendi kurtarıcısı olduğunu düşünse bile yine de Gece Sarayı Tamlin'in düşmanı olduğu için orayı kabul edemiyor. Tamlin'in bilgi almak için onu kullandığını düşünüyor, Bahar Sarayında olaylara dahil olamıyor ama Rhys onu Tamlin'e kıyasla daha çok bir birey gibi görerek, gerçekleri söyleyerek kendini daha değerli hissetmesini sağlıyor, iyileştiriyor. Bahar Sarayı zihninde bir zindana dönüşen Feyre, iki saray arasında ve de kendi içindeki çatışmaları yönetmek zorunda kalıyor.
Serinin ikinci kitabında Tamlin'in kişiliği baya değiştirilmiş, aslında Dağın Altından itibaren Tamlin'de bir gerileme sezdik ama ikinci kitapta bu daha baskın. Aksine yazar Ryhsand'i tutuyormuşçasına onun iç dünyasını ve kişiliğini biza daha çok açtı kendini affetirmesini sağladı. En büyük problem Bahar Sarayında Tamlin'in Feyre'yi olmadığı biri gibi yaşaması gerekecek bir hayata zorlayacak olmasıydı, ilk kitabın sonundan itibaren Tamlin'in aslında ne kadar korkak olduğunu anlamış olduk, Feyre'yi kaybetme korkusu yüzünden saçma sapan yollara başvurdu. Nolursa olsun Bahar Sarayında işler asla Feyre'nin istediği gibi gitmedi. Feyre'nin Bahar Sarayından Gece Sarayına transferi aslında baya mantıklı bir psikolojik altyapıyla gerçekleşti ama karakterlerin yöneliminin özellikle böyle yapıldığını düşünüyorum çünkü Sarah J. Maas'ın Feyre'nin Rhysand ile birlikte olmasını istediği apaçık. Kitap üç bölüme ayrılmış ve ilk bölümü aşağı yukarı bu şekilde geçiyor, Feyre'nin psikolojik krizleri, Tamlin'in öfke nöbetleri ve gereksiz davranışları, Rhys'in gizemli tavırları... Lucien ise Feyre'ye acıyor ama Tamlin'e olan sadakati dolayısıyla elinden hiçbir şey gelmiyor.
Kitabın ikinci bölümünde çoğunlukla gelmekte olan tehlikelere ve savaşlara karşı planlar yapılıyor, Feyre Cassian ve Rhys tarafından bir silah olmak üzere eğitiliyor. Rhysand'in Yüksel Kurul üyeleriyle tanışan Feyre onlarla vakit geçiriyor ama bir yandan da Feyre'nin yavaş yavaş Rhys'e düşmesini izliyoruz. Evet izliyoruz dedim çünkü ben bu kitabı okurken hiç kitap okuduğumun farkında değilim. Aksine her şeyi bir film sahnesi olarak kafamda oynatıyorum yazarın anlatımıyla. Feyre ve Rhys'in grup arkadaşlarlyla çıktığı tehlikeli geziler onları yakınlaştırıyor, bir yandan da Tamlin'le ilgili bazı gerçekler öğreniyoruz; zamanında Rhysand'in ailesini öldürdüğü gibi. Asıl toksik ve zararlı olan insanın Tamlin olduğunu ve Rhys'in sadece ülkesini ve halkını korumaya çalışan mükemmel bir lider olduğunu görüyoruz. Feyre de kendini geliştiriyor, az biraz kılıç tutmayı öğreniyor ve savaşta önemli bir rol oynuyor. Bence Lucien ile karşılaşmaları çok yoğun bir sahneydi, Feyre'nin eski hayatına ve benliğine kapadığı kapının ilk simgesiydi, aynı şekilde de Mor'un babasının dikkatini dağıtmak için Rhys'in tahtında herkesin içinde birbirlerine dokundukları sahne de ilişkilerinde bence kritik bir noktaydı.
Son bölümde Feyre ve Rhys arasındaki dinamik artıyor, eş olduklarını öğrendikten sonra bağları daha da güçleniyor. Özellikle kitabın sonlarında Tamlin süpriziyle karşılaştıktan sonra Feyre bir fedakarlık yapıyor ve açıkçası Feyre'nin böyle iyi bir karakter gelişimi içine girmesini beklememiştim. Aptal ve işe yaramaz aşık modundayken bir anda tam olarak güçlü kadın karakter oluyor.
Kitabı çok beğendim arkadaşlar; ilkine kıyasla çok daha fazla olay gerçekleşiyor, gizli yapılan işler, yavaş yavaş savaş hazırlıkları, çıktıkları görevler vesaire hepsi çok güzel bir devam kitabı oluşturmuş, Tamlin-Rhys-Feyre arasındaki gerilim de son derece iyi anlatılmış çok zevk alarak okudum nasıl geçtiğini anlamadım.