Puan vermedi·329 syf.··
2021 12. kitabı
Tek bir nota sadece bir sestir, notaları ahenkle bir araya getiren bestekardır. Sınırlı notayla sonsuz olasılık yaratan bir sanattır müzik. O müzik ki kimi zaman dinleyeni neşeye boğan bir şarkıya kimi zaman zorlu bir savaşa hazırlayan marşa kimi zaman derin hüzünlere gark ettiren bir ağıttır. Her beste her enstrüman için uygun değildir, kanunla size huzur veren bir beste çello ile aynı huzura götürmeyebilir sizi. Bir beste yetenekli ellerin çaldığı enstrüman vasıtasıyla nefesinizi kesecek güzellikte de olabilir aynı beste, aynı enstrümanla kulaklarınızı da tırmayalayabilir. Müzik öyle bir sanattır ki, sadece notalardan meydana gelmez. Binlerce parametre vardır onu muazzam kılan. Her ruhun bam teli farklıdır, hangi şarkının, hangi bestenin, hangi enstrümanın kimin ruhuna kanat taktıracağı ise meçhuldür. Kimi insan ruhunun kanadının yanı başında doğar, kimi kıtalar aşıp belki bir sokak şarkıcısında belki bir konservatuar salonunun bahçesinde yahut bir konser salonunda bulur kanadını. O şarkıyı duyduğunda anlar aslında bunca yıl kanadını uçmak yerine sırtında bir yük olarak taşıdığını. "Herkesin okuduğu kitapları okuyanlar herkes gibi düşünür " minvalinde bir söz söylemiş Murakami, herkesin dinlediği şarkıyı dinleyenler ise ruhunu herkesle aynı renge boyar, diyorum ben de çabuk tüketilen müziklere köle olursanız da o renkler birbirine karışıp katman katman zifiri andıran bir siyaha benzer. Anton... Ruhunun kanatlarına gittiği üniversitenin bahçesinde rastlıyor. Kanatları ondan çok daha önce dünyaya gelmiş, yanlış sırtları kendine yer edinmiş yıpranmış, yer yer tüyleri dökülmüş yer edindiği sırtlardan hoyrat bıçak darbeleriyle zorla koparılmış bazen. Anton, yanı başında daima çalan Şedaraban makamını duymaktan sağır hale gelmiş. Nora, kimsenin duymadıklarını duyarken yanı başındaki çığlıklara sağırlaşmış. Elif Şafak'ın en sevdiğim kitabı Baba ve Piç'e benziyor Şedaraban. Ardında karanlık bir gerçek saklayan mistik bir öykü. Biraz antik Yunan tragedyası biraz Türk Sanat Musikisi makamı ihtiva ediyor. Üzerine Türkiye coğrafyasının çok kültürlü hali eklenmiş, yetmemiş başka kültürlerden insanlar transfer edilmiş. Ortaya bu kitap çıkmış. Bitirdikten sonra uçsuz bucaksız bir ormana, bir deniz kıyısına, apartmanlarla lekelenmemiş bir gökyüzüne ihtiyaç duyuyorsunuz. Kitabın barındırdığı sırrı engin bir varlığa bakışlarınızla fısıldamak istiyorsunuz. Anton'u göklere uçuran kanatlarının onu tam arşa çıkarmışken bir çift örse dönüşüp onu arza düşürmesine şahit oluyorsunuz. Atmosferden geçerken vücudunun etrafını saran alev topu kitabın ardında bıraktığı sır kadar yakmıyor bedeninizi. Zira ruh yangınının derecesini hiçbir termometre ölçemiyor, fizikte ruhun yanma derecesine dair bir bilgi bulunmuyor. Sahi, cehennem tam olarak bu olabilir mi?
ŞedarabanNedret Kılıç · Nemesis Kitap · 2021219 okunma
·
276 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.