·440 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Eylül 2021 15:16 "Türk halkına sesleniyorum. Yaptığınız en ufak iş bile ülkemiz için büyük anlam ifade ediyor. Çiftçisinden, doktoruna, polisinden, askerine hatta ev hanımlarına kadar yaptığınız her davranış bu ülke için önem arz etmektedir. Lütfen bunun bilincinde olun. Kızlarımızın okumasını sağlayın. Unutmayın bu örgütle mücadele sadece topla tüfekle, askerle, polisle değil insanların eğitimle bireyler olmasıyla zafere ulaşacaktır."
Damla Demir okumuş olduğum güçlü kadınlar kategorisinde çoktan yerini aldı. O Türkiye Cumhuriyetini en iyi şekilde temsil eden savcılardan biri.
Küçük yaşlarda annesini ve babasını Terör Örgütünün komplosuna kurban verdi. Tam üniversitenin en önemli döneminde, gençliğinin en güzel yıllarında ailesinden kalan abisi Toprağı 'da vatana şehit verdi.
Ama bunların hepsi bilinçli yapılan saldırılardı. Geriye sadece Damla kalmıştı.
Damla, kuzeni Jale ile bu olaylardan dolayı yıllardır küs kalmıştı. Ancak birgün Jale ölüm döşeğindeyken yeni doğmuş kızını Damla'ya emanet eder.
Damla küçücük bir bebekle bu dünya'da yapayalnız kalır. ama o asla mücadele etmekten vazgeçmez. Hem okulunu başarıyla bitirmeye hem de çok sevdiği Lila'sına bakmakmaktadır. Aradan yedi yıl geçer ve Lila'nın babasının kardeşi onu almaya geldiğinde işler çığırından çıkar ve Lila'yı vermemek için Aras ile evlenir.
Ön yargı ile yaklaştığı bu ilişki temelinde zamanla Arasla aralarında koparılmayacak bir sevgi bağı oluşur.
Koparılmayacak mı dedim ben?
Bu bağ öyle çirkin bir şekilde kopmaya zorlanır ki sebebini öğrendiğinizde Damla'^ya oynanan oyun yuzunden gözünüzden bir damla yaş akmaması imkansız. Çünkü Damla'nın geçmişten kalma olayı gün yüzüne çıkar ve hayatını darmadağın eder.
Damla bu olaydan sonra öyle güçlü, öyle çetin ceviz bir karaktere dönüşüyor ki size yemin ederim zevkten dört köşe olarak okudum eseri.
Ama Aras bir tık geri planda kalmıştı. Damla'nın gücü altında gerçeklerin sarsıcılığıyla bu çok normal bir durum bence. Hele Aras yaptıklarına öyle pişman oluyor öyle sürünüyor ki bu durumdan vallahi zevk aldım.
Kitap genel anlamda benim çok sevdiğim bir tür. Askeri ve Romantizm. Yazarın dili akıcı, olayları geçmiş ve gelecek şekilde öyle güzel birbirine bağlamış ki bölüm sonlarında; "Ne olacak! ne olacak!" diye çıldırmama ramak kalmıştı. Zaten gerçeği öğrendiğim an duvarla derin bir bakışma seansımız gerçekleşti.
Kitaptaki tüm karakterler olaylarla bağlantılı olduğu için önemliydi. Bu durumda kitap yan karakterlerle de zenginleştirilmişti. Artık bu detaya önem verdiğimi bilmeyen kalmamıştır.
O yüzden mutlaka bu güzel eseri size tavsiye ediyorum. Pişman olmayacaksınız.