15 yaşında evden kaçıp belirsizliğe doğru bir yolculuğa çıkan çocuğun anlatıldığı kitap ne kadar efsane olabilir ki?” diye başladım derken Sahilde Kafka ile çıktığımız okuma yolculuğumdan tadı damağımda kalan bir lezzet aldım. Evet lezzetli bir kitaptı! Somut-soyut konu akışı içinde bende Kafka Tamura gibi kayboldum bazen... Kafka Tamuracığımız evet 15 yaşında ki esas çocuk o. Normal başlayan kitabın anormal olduğunu nasıl anlatabilirim? Kitapta en çok gördüğüm şeyleri bir süzgeçten geçirirsek; bol kitaplı, kütüphaneli, müzikli, uzun yolculuklu, sporlu, ormanlı, kedili ve erişteli bir kitaptı...Yunan mitolojisi, felsefe, sosyoloji gibi birçok derinsel mevzular da incelenmiş bu değişik kitapta. Gelelim şu kaçış olayına; Kafka Tamura kafasına koyduğu bu planı uzun zamandır gerçekleştirmek isterken doğum gününde arkasına bakmadan uzaklara doğru bir yolculuğa çıkar. Yanından hiç ayırmadığı sırt çantası, kitapları ve kulaklığıyla beraber olduğu için yalnızlık umrunda bile değildir. Sert görünüşü ve pek konuşkan olmaması ise en belirgin özelliği. Kafka Tamura ne kadar uzaklara giderse gitsin peşinde kötü bir kehanet vardır. Bu kehaneti de bizzat babası anlatmıştır ona. Kafka Tamura kehanetten, babasından belki de kendinden kaçarken aşık olacaktır. Bu aşkın onu nereye götüreceği ise tuhaf sırlarla dolu.Gizemli bir cinayet ise Tamura’yı içinden çıkılmaz bir hale sokacak.Yan karakterler olarak arada bir bana eşlik eden Bendeniz Nakata ve Hoşino Beyciğim ise en sevdiklerimden oldu. Bu ikilinin Tamura ile ilişkisi nasıl olacak diye merak ederken sona adım adım gelmişim bile. Kedi ve taş olayları bu ikili arasında ortalığı karıştaracak olaylara neden olacak ayrıca. Büyülü gerçekçilik akımıyla kaleme alınan bu kitabın heyecanlı ve sürükleyici kurgusunu ben Marquez eserlerine benzettim. Ondan esintiler gördüm desem daha doğru olur da diyebiliriz. Sophokles’in Thebai Üçlemesi’ni okumamın meyvelerini de aldım bu kitapta. Mitolojiyle ilgiliyseniz benim gibi de yapabilirsiniz. Bu kitabı niye çok önceden okumadım diye üzülüyordum ama iyi ki şimdi okumuşum. Bilgi birikiminin faydası su götürmez bir gerçek.Gerçek olmasa da hayran olunası ne çok şey var bu hayatta!