·488 syf.····Okunma: 03 Eylül 2021 17:05 Kitabın kapağını kapattım ve cidden "Vay canına!" Dedim.
Dehşet ve ibret içerisinde kapağa bakıyorum ayrıca ağzımda açık.
Bu neydi, Allah aşkına ben ne okudum?
Bu kitabı görüpte almazsanız çok çok çok şey kaçırırsınız!
İddia ediyorum, pişman olursunuz!
Gizli Sırlar Treninde birinci sınıf yolculuğa hazırlanın! 70 yıllık tarih ve sırlar yumağının deşifre oluşuna hazırlanın!
Vay canına! Cidden ben ne okudum ya hu.
Gerçek bir hikaye miydi, bilmiyorum. Eğer gerçekse ve Lübeyna Hala yaşıyorsa ellerinden ve yanaklarından öpüyorum. Değilse, yazara sevgilerimi iletiyorum. Çünkü muhteşem bir kurgu ve muhteşem bir olay örgüsü, dolu dolu birikim, ince detaylarıyla serpiştirilmiş tarih.
Hikaye anlatıcımız Caner ama hikayesini anlatan Lübeyna Halamız. Trenle Paris'e yolculuk ederlerken Lübeyna Halası minik bir kısmını bildiği hayatını tee dedesinden itibaren anlatıyor. İsminin anlamını da ordan öğreniyorsunuz tabi. Ama büyük sırları da ortaya döküyor. Ve en büyük sırrı okuyucuyu bile şaşkınlığa uğratarak açıklıyor.
Kitap hakkında diyebileceğim bu kadar. Lakin eklemeyi borç bildiğim bir husus var.
Kitap bana Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu tadı verdi. Evet, gururla söyleyebilirim ki üstadların rtadı damakta bırakan o anlatış tarzı günümüzde yeni kalemlerle de ortaya çıkıyor.
Epope Onur Ödülü Lübeyna'ya gidiyor. Alkııııışşş ıslıııkkk
Abarttığımı düşünmeniz umrumda değil benim zevkime uygun bitti.
Dehşet ve şiddet tavsiye ederim