Puan vermedi·67 syf.····Okunma: 09 Eylül 2021 23:10 Derin psikolojik tahlilleri ,olay örgüsünün de basit anlatılışı ve kitabın da kısa olmasıyla tadı damakta kalan bir hikaye sunmuş Zweig.
Okumaya kendinizi kaptırınca sizi sürekliyici bir olaya dahil etmesini beklerken aslında karakterlerin karmaşık zihin yapısının nedenlerine odaklanmaktan,belkilerine odaklanmaktan kaçırıyorum galiba olayı diyorsunuz bende böyle bir durum söz konusuydu fakat kitabı bitirmeye yakın( 77 sayfadan bahsediyorum ) merkeze kesinlikle insan psikolojisinin konulduğunu açık ara fark ediyorsunuz.
Kitapta küçük yaşlarda ebeveynlerini kaybeden bir çocuğu evlatlık edinen Papaz’ın bu çocuğun hayatının dönüm noktası gibi görünen bir şeye hizmet ederek onun ünlü bir santranç ustası olmasının yolunu açmıştır buraya kadar hikaye normal seyrinde devam ederken şimdi bu çocuğun değişimlerini konu edinecek diye sandığım olay örgüsü daha da farklılaşarak başka bir kola ayrılıyordu: Dr.B’nin,kısa sunulan ama çarpıcı bir şekilde insanı etkileyen hayatının bir kısmına…
Özetlemek gerekirse içerikten çok insan ruhunun hayatta rastlaştığı değişik hadiselerle nasıl bir değişime uğradığı,nelerle meşgul olduğu ya da kendini kaybetmemek için neleri yaptığı hatta bu yapılanlar sonucunda nasıl bir hale geldiği verilmiş kitapta.
Öyle ki zihni uyanık tutmak için verilen uğraşların bir işe yaradığını düşünüp bu uğraşlar tarafından ele geçirilen birinin kitaptaki tabiri ile santranç zehirlenmesi yaşadığını görebiliriz.
Beyin aptal bir organdır,neyle uğraşırsan ya da onu neye inandırmak istersen bir süre sonra onu gerçek sanar ve dışında oluşan her şeyi sanrı sanar yahut sanrıları gerçek… Her şey insanın kendi zihninin bir yanıltmacasıdır dersek de tam tersi bir durum çıkar ki o zaman aptalın ne olduğu ya da kazandığı anlam nedir işte orası karışır. Bu yüzden Dr.B’nin hamle yapmak için zihninde kurduğu 64 karenin tam karşısında gerçek ve güçlü rakibi de kendisi,zihni olmuştur. Zira kendisi de bir süre sonra yanılsamalara kendini öyle kaptırmış ki gerçek ne ya da kim kimi aptal yerine koyuyor yani kandırıyor,meydan okuyor bunu anlayamamıştır. İşte bu yüzden soyut aleminde o karışıklığın olduğu kaostan somut bir olaya dahil olunca kendisini hapsettiği parmaklıklar ardındaki zihninde hem bir esir hem de o esiri gözetleyen gardiyan oluyor ve bocalıyor.