Yazardan okuduğum ilk kitap olan Kırmızı Pazartesi, toplumumuzu yiyip bitiren "namuslaştırmak" olgusunun işlendiği ve bu olgu çerçevesinde herkesçe bilinen ve planlanan bir cinayetin (benim için), halkın bu konu hakkındaki düşünceleriyle harmanlanarak gerçekleşmesini konu alan bir eserdir.
Kitabın işlenişine gelecek olursam ,olayların gidişatı bana o kadar karışık geldi ki aküsü bitmiş arabayı itekler gibi bitene kadar itekledim kitabı ve bu yüzden olsa gerek kitapta verilen mesajı tam alamadım. Bir diğer eleştirim ise yan karakterlere verilen değerin, yerin ana karaktere verilmemesi. Onun duygularını da okumak isterdim..
Bu kitapta bahsedilen algoritmayı Yaşar Kemal'in Yılanı Öldürseler kitabını okuduktan sonra daha iyi anladım. Bu seferde karşılaştırmaya giderek Yılanı Öldürseler kitabının daha iyi olduğu kanısına vardım.
Kısacası kendi fikrim olaraktan kitabın çok abartıldığını düşünmekle beraber okunabilir bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
İyi okumalar dilerim.