Türkan Saylan’ın hayatını anlatan kitabımız,onun mektupları ile onun ağzından anlatılmış.Gözyaşlarımı tutamadım zaman zaman.İdealleri uğruna durmadan,yılmadan,yorulmadan çalışan bir kadın o.Karşılaştığı tüm zorlukları aşmasını bilmiş.Hamile iken verem olmuş,lohusalıktan sonra tekrar veren olup ameliyat olmuş.Çocuklarına bakabilmek için savaş vermiş.Hekim olmak uğruna çok susmuş çok katlanmış.Ülkemizde çoğu kadının yaşadığı evinin kadını ol,çocuklarının başında dur duie işini yapması engellenmiş.Ama o yılmamış.Bitmez tükenmez bir enerji ile hem işini layığı ile yapmış,hem ülkemize sayılamayacak kadar faydası dokunmuş hem de evlatlarını yetiştirmiş.Örnek insan Türkan Saylan’ı saygı ve rahmetle anıyorum.Çok mutaassıp bir ailede,isviçreli bir anne ile Türk bir babadan dünyaya gelen Türkan Saylan sağlam bir dini eğitim ve baskılarla büyümüş.Toplumumuzun kanayan yaralarını tedavi etmek için büyük bedeller ödemesi gerekmiş.Ancak ölüm döşeğinde başına gelenler için millet olarak ona özür borçlu olduğumuzu düşünüyorum.Bilge ve aydın insanları her dönem bir şekilde suçlayarak işlerini yapmalarını engelliyoruz ve ya engelleyenlere karşı çıkamadan susup oturuyoruz.Onun gibi insanlar daha çok yetişirse,güzel vatanımız,cennetin ta kendisi olur.Okuttuğu çocukları gavur yapıyormuş diyen zihniyetin okumayacağını biliyorum ama en azından son iki bölümü okumaları ve bunun nasıl mümkün olamayacağını anlamalarını arzu ediyorum.Nur içinde yatsın.Ayşe Kulin ise yine toplumsal açıdan büyük faydası olacak bir kişiliği/olayı kitaplaştırmış.Kendisini kutluyorum.Böyle insanlar unutulmamalı.
Son olarak kendi sözleriyle bitirmek isterim;
Yorgunlukları, sorumlulukları biz seçmişsek, onlara katlanmamız da o denli kolay olacaktır. Mutluluk, kanımca vıcık gıcık bir muhabbet değil, hangi bağlamda olursa olsun, yaratmaktır.