Gönderi

Ya da yaşamın kendisine hep sürüp giden bir kışlamadan başka bir şey vermediği , ağaçtaki o kene gibi. Dış dünyaya olabilecek en küçük yüzeyi göstermek için kurşuni gövdesini küre biçimine sokan , dışarıya bir şey sızdırmamak, kendinden bir damla ter bile yitirmemek için derisini dümdüz, kaskatı yapan küçük, çirkin kene. Kimse görmesin de ezmesin diye özellikle küçülen, gösterişsizleşen kene. Kendi içine toplaşıp ağacına çöreklenmiş, kör, sağır, dilsiz, yalnız havayı koklayan, yıllarca, fersah fersah öteden geçen, kendi gücüyle hiçbir zaman erişe meyeceği hayvanların kan kokusunu alan, yalnız bir kene .
·
23 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yusuf bayrak
Gönderi Sahibi
Paylaşımı beğenmeseniz bile, umarım paragrafı okumuş ve siz de benim gibi kendinizi bu kenenin yerine koyma tuhaflığını yaşamışsınızdır. Zira ben okuyup okuyup o kene oluyorum. Yazılanların aynısı gibi hisseden bir kene... Neden umarım dedim sizce. Evet, tam da bu sinsi mutluluk hissini tadın bence