Puan vermedi·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Eylül 2021 11:29 "Bu ülkede hırsızlar değil, şikayetçi olanlar, saldırıya uğrayan ve hırsızlığa maruz kalanlar yargılanıyor, hırsız ise çaldıklarını polisteki adamlarıyla kırışıyor. Ne yapıp edin, sakın polisin eline düşmeyin..Durum böyle, İsveç'te değiliz." (S.77)
Tahar Ben Jelloun, Fas'ta felsefe eğitimi aldıktan sonra Fransa'ya yerleşen ve yazarlık hayatına Fransızca eserler vererek burada devam ederken Fransa'nin en saygın edebiyat ödülü Goncourt'a sahip olmuş bir isim. Yeni tanıştığım yazarlara mümkün olduğunca biyografik veya aile hayatlarına dair kitaplarla başlamayı yeğledigim için ilk seçtiğim kitabi "Annem Hakkında" oldu.
Kitap 3 kere evlenmiş, her defasında eşlerinin ölümü nedeniyle dul kalmış, en sonunda alzheimer hastası olan yazarın annesi hakkinda. Öncelikle şunu söylemeliyim ki İslam kültürünün etkisinde kalmış bir Akdeniz topluluğunun bizimle örtüşen fazlaca ortak paydası var. Ilk 100 sayfa annenin evlilikleri hakkinda ve benzerlikler hayli ilgi çekici.
Her ne kadar çocuk yaşta evlendirilmis olsa da eşleri tarafından sürekli el üstünde tutulmuş olması sanırım annenin en büyük şansı olmuş. Hz. Hatice'nin 40 yaşındayken 3. evliligini 25 yaşında Peygamber vasiflari taşıyan bir insanla yaptığını düşününce, toplumumuzun bugün herhangi bir kadına değil 3., bir kez bile evlenip dul kalmış bir kadına yakistirmalarina anlam vermek de zorlandığımı söylemem lazım. Hele de 40 yaşında bir kadının, 25 yaşında bir erkekle evlenmesi modern oldugunu iddia edenler tarafından bile absürt karşılanacak bir durum gibi hissediyorum. Ama Fas'ta bu tür şeyler sanırım bize nazaran bir tık daha kolay benimsenmiş. Kitabin son 100 sayfasının gereksiz yere uzatildigini düşünmekle beraber yazarin üslubunu çok beğendim. Bir derdi olduğu çok belli!
Yazara mutlaka devam edeceğim. The Guardian tarafından "Fas'in yaşayan en büyük yazari" sayılmasına şaşırmadım. Cidden okunmasi gereken bir kalem. Herkese keyifli okumalar dilerim.