Savaş karşıtı stefan zweing mecburiyet kitabında bunu öyle güzel işlemiş ki..Vatani göreviyle karısı arasında bir adam. Kocasını savaşa göndermek istemeyen bir kadın. Karakterlerin tüm duyguları öyle güzel işlenmiş ki ben bile bu ikilem arasında kararsız kaldım. Adamı dinlerken adam hakli, kadını dinlerken kadın haklı. Görev için kendini mecbur hisseden ve bir anda duygularıyla değil içgüdüleriyle hareket eden makineleşen ama nihayetinde insanlığı fark eden bir adam... Siz olsaydınız ne yapardınız? Mecburi göreviniz mi yoksa hayat arkadaşınızı mı seçerdiniz? Ya da hayat arkadaşınızı savaşa gönderirmiydiniz?